Uyku Ve Uyku Bozuklukları
Uyku günlük yaşamın bir süre için kesintiye uğraması ya da boşa geçen zaman değildir. Uyku; gün boyu yorulan vücudun ve yıpranan sinir sisteminin, yenilenmesi ve dinlenmesi için kendini bakıma aldığı bir zaman dilimidir. Bu zaman diliminde meydana gelen sorunlar (uykuya dalamama-erken uyanma) vücudun kendini yenilemesine engel olur ve kişi kendini ruhsal ve bedensel olarak kötü hisseder.
Erişkin bir insan ortalama olarak günde 7-8 saat uyuduğuna göre, ömrümüzün üçte biri uykuda geçmektedir. Bundan da anlaşılabileceği üzere uyku, organizma için yemek, su, nefes alma gibi vazgeçilmez bir ihtiyaçtır ve çok önemli işlevleri vardır. Uyumadan yaşamak mümkün değildir. Dolayısıyla yeterli miktarda ve kaliteli bir uykumuzun olması, hem sağlığımızı korumamız hem de gün içinde işlevlerimizi yerine getirebilmemiz için vazgeçilmez bir zorunluluktur.
Uykuyla ilgili çalışmalar, uykunun zannedildiği gibi yorgunluk sonucu başlayan pasif bir süreç değil, vücudun biyolojik saatinin (ritminin) düzenleyici rol oynadığı, birçok uyku getirici biyokimyasal maddenin ve hormonun salınması, bu sırada beyindeki özel merkezlerin bir sıra ve düzen içinde etkin hale gelmesi sayesinde başlayıp sürdürülen aktif bir işlev olduğunu göstermiştir.
Organizmadaki bazı vücut işlevlerinin (bu arada uykunun) 24 saat içindeki düzeni ve dağılımı (ritmi), biyolojik saatimiz tarafından düzenlenmektedir. Uyku getirici veya tersine uyanıklığı arttıran maddelerin veya hormonların hangi saatlerde salgılanacağı buna bağlıdır.
Biyolojik saatimize yol gösteren etmenlerin en önemlilerinden biri “ışık”tır. Gözlerimiz (retina tabakası) tarafından algılanan ışık, beyindeki ilgili merkeze ulaşır ve bu merkez de ışığın miktarına (gündüz-gece) bağlı olarak, uyku getirici veya uyanıklığı sağlayan (diğer bir ifadeyle uykuyu kaçıran) madde ve hormonları salgılayan merkezlere uyarıcı veya engelleyici mesajlar yollar. Dolayısıyla 24 saat içinde uyumaya yatkın olduğumuz veya istesek de kolay kolay uyuyamayacağımız dönemler vardır: Örneğin bütün gece uyumayan ve çok yorgun olan birinin, sabah-öğle saatleri arasında istediği halde kolayca uykuya dalamaması, hatta şaşırtıcı biçimde hareketli ve konuşkan görünmesi gibi. Buna karşılık uykuyu getiren hormonlardan biri olan melatonin akşam saatlerinden sonra daha fazla salgılanır ve gece uyumamızı kolaylaştırır.
Uyku açısından biyolojik ritmimizi düzenleyen etmenlerden biri de vücut ısısıdır. Vücut ısısının düşük olduğu dönemlerde, uykuya daha yatkın oluruz. Vücut ısısı gün içinde iki kez düşer. Bu düşüşlerden en belirgin olanı sabaha karşı saatlerde, diğeri ise öğleden sonra saat 14.00 civarındadır (öğleden sonra bastıran ve genellikle öğle yemeğine bağladığımız mahmurluk hali, aslında vücut ısısındaki azalmaya bağlıdır ve yine bu sayede “öğle uykusu” uyumak mümkün olmaktadır).
Uykunun İşlevleri Nelerdir?
Çalışmalar, uykunun vücudu dinlendirme ve ertesi güne hazırlama işlevinin yanında enerji tasarrufu (enerji biriktirme), büyüme (büyüme hormonu en fazla uykuda salgılanır ve çocuklarda büyümeyi sağlar), hücrelerin yenilenmesi, organizmanın onarımı, hafıza, türe has özelliklerin öğrenilmesini sağlayan genetik hafızanın programlanması, yeni bilgilerin öğrenilmesi-kalıcı hale getirilmesi ve özellikle bazı canlılarda ortama uyum sağlanması ve tehlikelerden korunma (örn. kış uykusu) işlevlerinin bulunduğunu göstermektedir. Uykunun bağışıklık sistemimiz üzerine de etkisi vardır; hepimiz kalitesiz veya yetersiz uyku sonucunda hastalıklara daha kolay yakalandığımızı bizzat tecrübe etmişizdir.
“Yeterli Uyku”nun Süresi Ne Kadardır?
Yeterli uyku süresi kişiden kişiye değişir ve esasen genetik olarak (doğuştan) getirilen bir özelliktir. Erişkin insanlarda bu süre 4-11 saat arasında değişmektedir; herkesin bildiği 7-8 saatlik süre ortalama bir değerdir. Ancak yukarıda uykunun yapısıyla ilgili verdiğimiz bilgileri göz önüne alarak uykunun süresi kadar, hatta ondan daha da fazla, uykunun kalitesinin önemli olduğunu belirtmeliyiz. Birçok kişi kendini zamanla adapte edip, alışageldiği uyku süresini bir miktar azaltarak da işlevlerini yerine getirebilmektedir. Oysa çeşitli uyku bozuklukları/hastalıkları, uyunan ortamdaki olumsuz şartlar, çeşitli nedenlerle kullanılan ilaçlar vb. birçok etmen uykuyu bölerek, uyku dönemlerinin oranlarını bozarak kaliteyi olumsuz yönde etkileyebilir. Böyle durumlarda kişi istediği kadar uyusun, kendini dinlenmiş hissetmez ve gün içinde işlevlerini yerine getirmekte zorlanır, konsantre olamaz, hatta her fırsatta uyuklar.
Şöyle de söyleyebiliriz: Kişinin sabah kalktığında kendini dinlenmiş ve dinç hissettiği, gün boyunca da konsantrasyon eksikliği ve yorgunluk hissetmeden, işlevlerini aksatmaksızın yerine getirebildiği uyku miktarı (süresi), onun için yeterlidir.
En sık rastlanan uykusuzluk nedenini, psikiyatrik kökenli hastalıklar oluşturmaktadır. Başta depresyon olmak üzere duygulanım bozuklukları, psikozlar, anksiyete bozuklukları, panik bozukluklar, alkol ve diğer maddelerin kötüye kullanımı, sıklıkla uykusuzluk yakınmasına neden olurlar.
Uykusuzluğun Nedenleri
Uyku bozukluklarının psikolojik ve biyolojik birçok nedeni vardır. Ağrılı bir hastalık veya kullanılan ilaçlar biyolojik neden olarak gösterilebilir. Duygusal problemler, sosyal ilişkiler, günlük yaşamda başa gelen sıkıntılı durumlar, iş yerinde, evde veya okuldaki stres ortamı kişinin üzerinde baskı oluşturur. Bu tür gerginlikler rahatlamayı zorlaştırır, iştahı etkilediği gibi uyku düzenini de bozar.
Depresyon uyku bozukluklarının en önemli nedenleri arasındadır. Bu durumdaki bir hasta zor uyur. Geceleri aralıksız bir uykudan mahrum kalır. Sık sık uyanma ve sabah erken kalkma gibi sorunları vardır. Bu da onun daha çok endişelenmesine neden olur.
Uyku Bozuklukları
İnsomnia (Uyuyamama Hastalığı)
Uykuya dalamama veya gece boyunca uykuyu sürdürmede zorlanma, normalden daha erken uyanma ve gün boyunca yorgun olmakla tanımlanan insomnia çoğunlukla başka problemlerin belirtisidir.
Uyku Apnesi
Uyku apnesi belirtileri; gündüzleri aşırı uyuklama, yorgunluk, uyurken horlama ve/veya soluksuz kalma, sabahları baş ağrısıdır.
Narkolepsi
Narkolepsi belirtileri gündüzleri aşırı uyku eğilimi ve kısa süreli uyku ataklarıdır. Bu uyuklamalar esnasında rüya görmek ve rüya benzeri halüsinasyonlar görmek narkolepsi uyarı işaretidir. Diğer belirtiler; gülme veya öfke gibi hislerle beraber oluşan kasların kontrolünün kaybı (katapleksi) ve uyku paralizi adı verilen, uyandıktan sonra hareket edememe halidir.
Huzursuz Bacak Sendromu
Uyku ya da istirahat esnasında (otururken veya yatarken) bacaklarda hissedilen rahatsızlık, huzursuzluk, hareket ettirme ihtiyacı olarak tanımlanır. Uyuşma, karıncalanma bazen de tam olarak tanımlanamayan bir his oluşur. Oturma ya da uzanma gibi hareketsiz durumlarda ortaya çıkar veya daha da kötüleşir. Yürüme, germe gibi hareketlerle kısmen ya da tamamen düzelir.
Hamilelik ve uyku
Hamilelikleri esnasında uykusuzluk çeken kadınlar akşamüstleri kısa süreli uykularla, sıcak süt içerek veya yatmadan önce sıcak bir banyo yaparak rahatlayabilirler. Egzersizin de yardımı olabilir. Bebek bekleyen anneler yan dönerek, başlarını, karınlarını ve dizlerini yastıkla destekleyerek daha rahat uyuyabilirler.
Horlama
Kesintisiz, yani solunum düzensizliğinin eşlik etmediği horlama, uykuda bölünme oluşturmuyorsa hastaya herhangi bir zarar vermediği düşünülmektedir. Bu tür horlamaya, basit horlama diyoruz. Burada, gürültüden dolayı çevrenin, özellikle de eşin rahatsız olması ve uykusunun bölünmesi söz konusudur. Zaten basit horlaması olan kişiler, daha çok yakınlarının ısrarı dolayısıyla hekime başvururlar.
Basit horlama başlangıçta pozisyoneldir; yani sırtüstü pozisyonda ortaya çıkar. Kilo aldıkça üst solunum yolundaki darlığın artmasından dolayı her pozisyonda horlama olur.Horlama eğer uykuda solunum düzensizliklerine neden olmuyorsa, basit bazı önlemlerle hafifletilebilir, hatta bertaraf edilebilir.
Kilo verme, uyku saatlerinden önce alkollü içki almama, akşamları hafif yemekleri tercih etme, yüksek yastıkla yatma, burun bantları yapıştırma gibi basit önlemler genellikle çok faydalı olmaktadır. Diğer bir yöntem de sırta tenis topu büyüklüğünde bir top bağlayarak yatmaktır. Sırtüstü pozisyonda horlama daha sık ortaya çıktığından, ilk bakışta garip gibi gözüken bu yöntem çoğunlukla etkili olmaktadır. Kişi uykuda her sırtüstü pozisyona geldiğinde toptan dolayı rahatsız olacak, bu yüzden belki farkında bile olmadan yana dönecek ve horlamadan uyuyabilecektir.
Ne Zaman Yardım Aramalıyım?- Eğer uykunuz bir aydan daha uzun süredir bozuksa ve sizin günlük işlevlerinizi bozuyorsa yardım arama zamanı gelmiştir.
- Banyo yapmak, kafein alımını kesmek, egzersiz ve rahatlama teknikleri gibi yöntemler işe yaramadığı zaman
- Uyku probleminizin altında depresyon veya kalp rahatsızlığı gibi sebepler yattığına inanıyorsanız.
- Uyurken aşırı horluyorsanız ya da nefessiz kalıyorsanız.
- Konuşmak ya da araba kullanmak gibi normal aktiviteleri yaparken uyuya kalıyorsanız.
- Uyandığınızda kendinizi sürekli yorgun hissediyorsanız.
- Kullandığınız ilaçların uyku bozukluklarına yol açtığını düşünüyorsanız.
Sağlıklı Bir Uyku İçin Yapılması Gerekenler
Uykusuz sağlıklı bir yaşamdan söz edilemez. Uykusuzluğun giderilmesinde yapılması gereken en önemli şey uykusuzluğun gerçek nedenini bulmaktır. Bundan dolayı uyku şablonu gözden geçirilmeli, kişinin saat kaçta yatağa girip kaçta kalktığı, gece kaç defa uyandığı ve uyandığı zaman kendini ne kadar dinlenmiş hissettiği not edilmelidir. Bir kaç hafta uygulanacak bu yöntem neden rahat bir şekilde uyuyamadığı konusunda kişiye yardımcı olacaktır.
Yorucu geçen günün sonunda kişiyi etkileyen baskı ve kaygıları azaltmak için kas gevşetme teknikleri, nefes alma teknikleri ya da rahatlık sağlayacak yatak rutini geliştirmek faydalı olacaktır.
Kullanılacak uyku ilaçları kısa süreli uykusuzluk nöbetlerinde ve stres döneminde faydalı olabilir. Fakat sürekli olarak kullanılacak ilaçlar bir süre sonra etkisini azaltacak ve daha yüksek dozda ilaçlar kullanılmasını gerektirecektir. Bu da daha farklı ruhsal ve bedensel sorunlara yol açar.
İyi bir uyku düzenine sahipseniz, alkol, kafein ve nikotin kullanmıyorsanız ve geceleri yatmadan önce ağır yemekler yemiyorsanız, daha iyi uyursunuz. Düzenli egzersiz de uykuya faydalıdır, fakat idmanlar en geç yatmadan 2 saat önce bitmiş olmalıdır.
Araştırmalar, düzenli olarak egzersiz yapan, aktif yaşlıların diğerlerinden daha iyi uyuduğunu göstermiştir. Geceleri iyi uyuyamayan yaşlılar, akşamüstü uyuklamalarıyla bu açığı kapatabilirler. Yine de aşırı uyuklamaların gece uykusunu bozacağını da unutmamak gerekir. Gün boyunca, özellikle sabahları, kafi derecede güneş ışığı faydalı olabilir.
Uyku bozuklukları için ne tür tedaviler uygulanır?
Doktorunuz size uyku probleminizin teşhisi için bir uyku kliniğine gitmenizi önerebilir. Uyku klinikleri özellikle uyku apnesi, narkolepsi ve kalp rahatsızlıklarıyla ilişkili uyku problemleri için faydalıdır. Bir veya iki gecenizi, uyurken kalbinizin, beyninizin ve nefes alıp vermenizin gözlemlendiği bir uyku laboratuvarında geçirmeniz gerekebilir. Uyku uzmanı test sonuçlarınızı gözden geçirerek, neyiniz olduğunu söyleyebilir. Uyku probleminiz stres veya bir hastalıktan, fazla kafein veya alkol almaktan, fiziksel veya duygusal problemlerden, kullandığınız ilaçlardan veya yaşam stilinizden kaynaklanabilir. Uzman doktor neden uyku problemi çektiğinizi anlamaya çalışır, bu da nasıl daha iyi uyuyabileceğinizin belirlenmesine yardımcı olur.
»
Son Düzenleme: 08-18-2026, 04:16 AM, Düzenleyen:
Hasan.
»
Sebep: Yazı hataları giderildi