<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Gidenler.Me | Yazınsal Sorunlar - Adalet Cafe]]></title>
		<link>https://gidenler.me/</link>
		<description><![CDATA[Gidenler.Me | Yazınsal Sorunlar - https://gidenler.me]]></description>
		<pubDate>Sat, 13 Jun 2026 07:23:32 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Seçme kararlar ışığında hakaret sayılmayan sözler]]></title>
			<link>https://gidenler.me/thread-662.html</link>
			<pubDate>Wed, 12 Nov 2025 18:13:22 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://gidenler.me/member.php?action=profile&uid=2">Hasan</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://gidenler.me/thread-662.html</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Yargıtay kararlarına göre, hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir.<br />
<br />
Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İşte sizin için güncel kararlardan seçtiklerimiz</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1- "sen benim hizmetçimsin" mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması</span><br />
<br />
T.C.<br />
YARGITAY<br />
DÖRDÜNCÜ CEZA DAİRESİ<br />
Esas : 2021/24502<br />
Karar : 2024/3960<br />
Tarih : 26.03.2024<br />
<br />
Olay günü, sanığın söylediği ve mahkemece hakaret olduğu kabul edilen "Sen benim hizmetçimsin" şeklindeki kaba ifade niteliğindeki sözlerin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle sanık hakkında mahkümiyet kararı verilmesi, yasaya aykırıdır.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2- "kripto vali." - "vali yine sustu." - "kripto çözüldü." - "kripto kurbanı." muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmadığı rahatsız edici ve sarsıcı ağır eleştiri niteliğinde olduğu</span><br />
<br />
T.C.<br />
YARGITAY<br />
DÖRDÜNCÜ CEZA DAİRESİ<br />
Esas : 2021/25104<br />
Karar : 2024/3813<br />
Tarih : 25.03.2024<br />
<br />
Sanığın, şikayetçi vali hakkında, "Kripto vali.", "Vali yine sustu.", "Kripto çözüldü.", "Kripto kurbanı." şeklinde gazeteye haberler yaptığı iddia ve kabul olunmuştur. Yargılamaya konu somut olayda; sanığın şikayetçiye hitaben söylediği kabul edilen sözlerinin, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici ve sarsıcı ağır eleştiri niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden, sanığın mahkümiyetine karar verilmesi yasaya aykırıdır.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3- "lavuk" muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmadığı nezaket dışı ve kaba söz niteliğinde olduğu</span><br />
<br />
T.C.<br />
YARGITAY<br />
DÖRDÜNCÜ CEZA DAİRESİ<br />
Esas : 2021/24565<br />
Karar : 2024/3467<br />
Tarih : 18.03.2024<br />
Hükümlü olan sanığın getirildiği hastanede jandarma görevlilerine yönelik "Lavuk" diye hakaret ettiği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmişse de; yargılamaya konu somut olayda; sanığın söylediği kabul edilen ifadeleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde; muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp nezaket dışı ve kaba söz niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçe ile mahkümiyet kararı verilmesi hukuka aykırı değerlendirilmiştir.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4- "terbiyesiz" muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmadığı nezaket sınırlarını aşan kaba söz niteliğinde olduğu</span><br />
<br />
T.C.<br />
YARGITAY<br />
DÖRDÜNCÜ CEZA DAİRESİ<br />
Esas : 2021/24138<br />
Karar : 2024/3677<br />
Tarih : 20.03.2024<br />
<br />
Somut olayda, sanığın katılana söylediği kabul edilen "Terbiyesiz" şeklindeki sözün muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp nezaket sınırlarını aşan kaba söz niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yerinde görülmeyen gerekçeyle yazılı şekilde ceza verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması hukuka aykırıdır.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5- belediye başkanına - tv programında - "yani utanmadan yani kişiliği bozuk bir insan" muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmadığı nezaket dışı ve kaba söz niteliğinde olduğu</span><br />
<br />
T.C.<br />
YARGITAY<br />
DÖRDÜNCÜ CEZA DAİRESİ<br />
Esas : 2021/21750<br />
Karar : 2024/1887<br />
Tarih : 19.02.2024<br />
<br />
Sanığın, katılmış olduğu televizyon programında, belediye başkanı olan şikayetçiye yönelik "Yani utanmadan yani kişiliği bozuk bir insan" şeklindeki sözlerle hakaret ettiği iddia ve kabul olunmuşsa da; sanığın şikayetçiye yönelik ifadeleri bir bütün halinde değerlendirildiğinde; muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, nezaket dışı ve kaba söz niteliğinde olduğu gözetilmeden, yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkümiyetine karar verilmesi, yasaya aykırıdır.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">6- "ezik uzman çavuş sen keyfi olarak beni tuvalete götürmüyorsun, aşağıda bir sürü rütbeli gölgede oturuyorsunuz,...." muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmadığı rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı</span><br />
<br />
T.C.<br />
YARGITAY<br />
DÖRDÜNCÜ CEZA DAİRESİ<br />
Esas : 2024/843<br />
Karar : 2024/2486<br />
Tarih : 28.02.2024<br />
<br />
Yargılamaya konu somut olayda; sanığın söylediği kabul edilen "ezik uzman çavuş sen keyfi olarak beni tuvalete götürmüyorsun, aşağıda bir sürü rütbeli gölgede oturuyorsunuz, beni keyfi olarak tuvalete götürmüyorsunuz..." şeklindeki sözlerin katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibari ile oluşmaması nedeniyle sanık hakkında 5271 s. Kanun'un 223. maddesinin (a) fıkrası uyarınca beraat hükmü kurulması gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırıdır.</div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Yargıtay kararlarına göre, hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir.<br />
<br />
Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İşte sizin için güncel kararlardan seçtiklerimiz</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1- "sen benim hizmetçimsin" mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması</span><br />
<br />
T.C.<br />
YARGITAY<br />
DÖRDÜNCÜ CEZA DAİRESİ<br />
Esas : 2021/24502<br />
Karar : 2024/3960<br />
Tarih : 26.03.2024<br />
<br />
Olay günü, sanığın söylediği ve mahkemece hakaret olduğu kabul edilen "Sen benim hizmetçimsin" şeklindeki kaba ifade niteliğindeki sözlerin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle sanık hakkında mahkümiyet kararı verilmesi, yasaya aykırıdır.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2- "kripto vali." - "vali yine sustu." - "kripto çözüldü." - "kripto kurbanı." muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmadığı rahatsız edici ve sarsıcı ağır eleştiri niteliğinde olduğu</span><br />
<br />
T.C.<br />
YARGITAY<br />
DÖRDÜNCÜ CEZA DAİRESİ<br />
Esas : 2021/25104<br />
Karar : 2024/3813<br />
Tarih : 25.03.2024<br />
<br />
Sanığın, şikayetçi vali hakkında, "Kripto vali.", "Vali yine sustu.", "Kripto çözüldü.", "Kripto kurbanı." şeklinde gazeteye haberler yaptığı iddia ve kabul olunmuştur. Yargılamaya konu somut olayda; sanığın şikayetçiye hitaben söylediği kabul edilen sözlerinin, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici ve sarsıcı ağır eleştiri niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden, sanığın mahkümiyetine karar verilmesi yasaya aykırıdır.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3- "lavuk" muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmadığı nezaket dışı ve kaba söz niteliğinde olduğu</span><br />
<br />
T.C.<br />
YARGITAY<br />
DÖRDÜNCÜ CEZA DAİRESİ<br />
Esas : 2021/24565<br />
Karar : 2024/3467<br />
Tarih : 18.03.2024<br />
Hükümlü olan sanığın getirildiği hastanede jandarma görevlilerine yönelik "Lavuk" diye hakaret ettiği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmişse de; yargılamaya konu somut olayda; sanığın söylediği kabul edilen ifadeleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde; muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp nezaket dışı ve kaba söz niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçe ile mahkümiyet kararı verilmesi hukuka aykırı değerlendirilmiştir.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4- "terbiyesiz" muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmadığı nezaket sınırlarını aşan kaba söz niteliğinde olduğu</span><br />
<br />
T.C.<br />
YARGITAY<br />
DÖRDÜNCÜ CEZA DAİRESİ<br />
Esas : 2021/24138<br />
Karar : 2024/3677<br />
Tarih : 20.03.2024<br />
<br />
Somut olayda, sanığın katılana söylediği kabul edilen "Terbiyesiz" şeklindeki sözün muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp nezaket sınırlarını aşan kaba söz niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yerinde görülmeyen gerekçeyle yazılı şekilde ceza verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması hukuka aykırıdır.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5- belediye başkanına - tv programında - "yani utanmadan yani kişiliği bozuk bir insan" muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmadığı nezaket dışı ve kaba söz niteliğinde olduğu</span><br />
<br />
T.C.<br />
YARGITAY<br />
DÖRDÜNCÜ CEZA DAİRESİ<br />
Esas : 2021/21750<br />
Karar : 2024/1887<br />
Tarih : 19.02.2024<br />
<br />
Sanığın, katılmış olduğu televizyon programında, belediye başkanı olan şikayetçiye yönelik "Yani utanmadan yani kişiliği bozuk bir insan" şeklindeki sözlerle hakaret ettiği iddia ve kabul olunmuşsa da; sanığın şikayetçiye yönelik ifadeleri bir bütün halinde değerlendirildiğinde; muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, nezaket dışı ve kaba söz niteliğinde olduğu gözetilmeden, yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkümiyetine karar verilmesi, yasaya aykırıdır.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">6- "ezik uzman çavuş sen keyfi olarak beni tuvalete götürmüyorsun, aşağıda bir sürü rütbeli gölgede oturuyorsunuz,...." muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmadığı rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı</span><br />
<br />
T.C.<br />
YARGITAY<br />
DÖRDÜNCÜ CEZA DAİRESİ<br />
Esas : 2024/843<br />
Karar : 2024/2486<br />
Tarih : 28.02.2024<br />
<br />
Yargılamaya konu somut olayda; sanığın söylediği kabul edilen "ezik uzman çavuş sen keyfi olarak beni tuvalete götürmüyorsun, aşağıda bir sürü rütbeli gölgede oturuyorsunuz, beni keyfi olarak tuvalete götürmüyorsunuz..." şeklindeki sözlerin katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibari ile oluşmaması nedeniyle sanık hakkında 5271 s. Kanun'un 223. maddesinin (a) fıkrası uyarınca beraat hükmü kurulması gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırıdır.</div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Anayasa değişikliği süreci tablosu]]></title>
			<link>https://gidenler.me/thread-661.html</link>
			<pubDate>Wed, 12 Nov 2025 18:03:59 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://gidenler.me/member.php?action=profile&uid=2">Hasan</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://gidenler.me/thread-661.html</guid>
			<description><![CDATA[<a href="https://gidenler.me/gallery/2_12_11_25_6_03_10.jpeg" alt="Resim Linki"><img src="https://gidenler.me/gallery/2_12_11_25_6_03_10.jpeg" style="max-width: 495px;" title="Resmi tam boyut görmek için tıklayınız." alt="Resim" /></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<a href="https://gidenler.me/gallery/2_12_11_25_6_03_10.jpeg" alt="Resim Linki"><img src="https://gidenler.me/gallery/2_12_11_25_6_03_10.jpeg" style="max-width: 495px;" title="Resmi tam boyut görmek için tıklayınız." alt="Resim" /></a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Borçluya İkinci Kez Ödeme veya İcra Emri Tebliğ Edilmesinin Sonuçları]]></title>
			<link>https://gidenler.me/thread-660.html</link>
			<pubDate>Wed, 12 Nov 2025 18:00:35 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://gidenler.me/member.php?action=profile&uid=2">Hasan</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://gidenler.me/thread-660.html</guid>
			<description><![CDATA[İ.İcra Müdürlüğünün 2020/2241 esas sayılı dosya incelemesinde; Davalı alacaklı tarafından toplam 2.279.178,08 TL miktarlı alacağın tahsili için şikayetçi taşınmaz maliki aleyhine <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığı</span> görülmüştür.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Borçluya ikinci kez ödeme emri tebliğ edilmesi, ona yeniden itiraz hakkı verir ise de, satış isteme süresinin, ikinci kez çıkarılan icra veya ödeme emri tebliğinden başlatılmak sureti ile alacaklının satış isteme süresinin uzatılması sonucunu doğurmaz. Aksi halde, satış isteme süresini kaçıran alacaklının, borçluya yeniden ödeme veya icra emri tebliğ ettirmek sureti ile yeniden satış talebinde bulunma hakkı kazanmasına neden olur (Yargıtay 12. HD'nin 2017/5397-13051 esas ve karar sayılı emsal kararı).</span> Bu nedenle, borçluya yeniden ödeme emri gönderilmesinden sonra borçlunun itiraz ederek icra takibinin durmasını sağlaması, ipotek takibinin türüne göre, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">borçluya veya taşınmaz malikine gönderilen ödeme emrinin veya icra emrinin usulsüz tebliğ edildiğine yönelik şikayeti konusuz hale getirmeyeceği gibi takibe ve kıymet takdir işlemine yönelik diğer şikayetlerin bu durumdan etkilenebileceği düşünülemez. (Adana BAM 10. HD. T:10/07/2024, E:2022/2720, K:2024/1548)</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[İ.İcra Müdürlüğünün 2020/2241 esas sayılı dosya incelemesinde; Davalı alacaklı tarafından toplam 2.279.178,08 TL miktarlı alacağın tahsili için şikayetçi taşınmaz maliki aleyhine <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığı</span> görülmüştür.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Borçluya ikinci kez ödeme emri tebliğ edilmesi, ona yeniden itiraz hakkı verir ise de, satış isteme süresinin, ikinci kez çıkarılan icra veya ödeme emri tebliğinden başlatılmak sureti ile alacaklının satış isteme süresinin uzatılması sonucunu doğurmaz. Aksi halde, satış isteme süresini kaçıran alacaklının, borçluya yeniden ödeme veya icra emri tebliğ ettirmek sureti ile yeniden satış talebinde bulunma hakkı kazanmasına neden olur (Yargıtay 12. HD'nin 2017/5397-13051 esas ve karar sayılı emsal kararı).</span> Bu nedenle, borçluya yeniden ödeme emri gönderilmesinden sonra borçlunun itiraz ederek icra takibinin durmasını sağlaması, ipotek takibinin türüne göre, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">borçluya veya taşınmaz malikine gönderilen ödeme emrinin veya icra emrinin usulsüz tebliğ edildiğine yönelik şikayeti konusuz hale getirmeyeceği gibi takibe ve kıymet takdir işlemine yönelik diğer şikayetlerin bu durumdan etkilenebileceği düşünülemez. (Adana BAM 10. HD. T:10/07/2024, E:2022/2720, K:2024/1548)</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İlanen Tebliğ Yapılma Şartları]]></title>
			<link>https://gidenler.me/thread-659.html</link>
			<pubDate>Wed, 12 Nov 2025 17:59:06 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://gidenler.me/member.php?action=profile&uid=2">Hasan</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://gidenler.me/thread-659.html</guid>
			<description><![CDATA[Tebligat Kanunu'nda ilana ilişkin 28. madde ve Yönetmeliğin 48 vd. maddelerindeki hükümlere uyularak çok yönlü araştırma (Resmi ve hususi müessese ve dairelerden, örneğin; seçim kurullarından, vergi dairesinden, tapu dairesinden ve nüfus müdürlüğü gibi yerlerden) yapılarak, <span style="background-color: #fcff01;">bundan sonuç alınmaması halinde ilanen tebliğe gidilmesi gerekirken bu yollar tüketilmeden</span>, belirtilen inceleme ve  soruşturmayı kapsamayan adres araştırması ile yetinilerek adresin meçhul olduğunun kabulü ve sonuçta tebligatın ilanen yapılması mümkün olmadığından... (<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İstanbul BAM 20. HD. T:13/02/2025, E:2023/3900, K:2025/447</span>)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Tebligat Kanunu'nda ilana ilişkin 28. madde ve Yönetmeliğin 48 vd. maddelerindeki hükümlere uyularak çok yönlü araştırma (Resmi ve hususi müessese ve dairelerden, örneğin; seçim kurullarından, vergi dairesinden, tapu dairesinden ve nüfus müdürlüğü gibi yerlerden) yapılarak, <span style="background-color: #fcff01;">bundan sonuç alınmaması halinde ilanen tebliğe gidilmesi gerekirken bu yollar tüketilmeden</span>, belirtilen inceleme ve  soruşturmayı kapsamayan adres araştırması ile yetinilerek adresin meçhul olduğunun kabulü ve sonuçta tebligatın ilanen yapılması mümkün olmadığından... (<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İstanbul BAM 20. HD. T:13/02/2025, E:2023/3900, K:2025/447</span>)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Borçlunun haricen icra takibini öğrenip icra dairesine itiraz etmesi hukukî sonuç ...]]></title>
			<link>https://gidenler.me/thread-658.html</link>
			<pubDate>Wed, 12 Nov 2025 17:55:24 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://gidenler.me/member.php?action=profile&uid=2">Hasan</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://gidenler.me/thread-658.html</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Borçlunun haricen icra takibini öğrenip icra dairesine itiraz etmesi hukukî sonuç doğurmaz <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">T.C.<br />
YARGITAY<br />
Hukuk Genel Kurulu<br />
<br />
ESAS NO    : 2017/(6)8-3104<br />
KARAR NO  : 2021/705</span><br />
<br />
<br />
<br />
1. Taraflar arasındaki "itirazın kaldırılması ve tahliye” isteminden dolayı yapılan inceleme sonunda, Antalya 4. İcra (Hukuk) Mahkemesince verilen istemin kabulüne ilişkin karar borçlu Cihan K. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 6. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına direnilmiştir.<br />
<br />
2. Direnme kararı borçlu Cihan K. vekili tarafından temyiz edilmiştir.<br />
<br />
3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">I. İNCELEME SÜRECİ<br />
Alacaklı İstemi:</span><br />
4. Alacaklı vekili istem dilekçesinde; davalıların (borçluların) müvekkiline ait dükkanlarda 10.04.2012 tarihli kira sözleşmesine göre kiracı olduklarını, kira bedelleri ödenmediğinden borçlular aleyhine Antalya 11. İcra Dairesinin 2015/1.71 E. sayılı dosyasında takibe geçildiğini, borçluların ödeme emri tebliğinden sonra itiraz ettiklerini, borçluların kira bedellerini ödediklerini ispatlamak zorunda olduklarını, takip konusu kira bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek davalıların (borçluların) Antalya ili, Muratpaşa ilçesi, Tuzcular Mahallesi, 1.7 ada 21 parselde kayıtlı kayıtlı Uzunçarşı içerisindeki B1, B4, B8, C2, C8, C11, C12, C13, C16, C17 numaralı dükkanlardan tahliyelerine, itirazın kaldırılmasına ve takibin devamına, haksız itiraz eden davalılar aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Borçlu Cevabı:</span><br />
5. Borçlu Cihan K. vekili cevap dilekçesi sunmamış duruşmadaki beyanında; ”…itiraz dilekçemizi tekrar ederiz aylık kira bedeli tartışmalıdır, dava dilekçesi ekinde sunulan 01/01/2013 tarihli ek sözleşme gereğince kira bedeli ve tahsili hususu yargılamayı gerektirmektedir, itirazımızda bu yöndedir, söz konusu yerin tadilatları da yapılmıştır, davanın reddini isterim…” şeklinde beyanda bulunmuştur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mahkeme Kararı:</span><br />
6. Antalya 4. İcra (Hukuk) Mahkemesinin 21.05.2015 tarihli ve 2015/322 E., 2015/559 K. sayılı kararı ile; davalılar (borçlular) icra dosyasına verdikleri itiraz dilekçesinde kira bedeline ve borca itiraz etmişlerse de takip dayanağı belgeye ve imzalarına itiraz etmedikleri, bu durumda dayanak belgedeki imza ikrar edildiğinden aksine iddiaların aynı nitelikte belgelerle kanıtlanması gerektiği, dava dosyasına ibraz edilen sözleşmeyle ilgili iddialar itiraz dilekçesinde ileri sürülmediğinden ve İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun 63. maddesi gereğince itiraz sebepleri değiştirilemeyeceğinden davalı vekilinin bu konudaki itirazlarının incelenmediği, İİK‘nın 269/c maddesine göre itiraz eden borçlunun itiraz sebeplerini ve isteğini re’sen tanzim veya imzası tasdik edilmiş veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya vesika ile ispat etmeye mecbur olduğu, borçluların kira bedelinin ödendiğine veya borçları bulunmadığına dair yukarıda anılan nitelikteki belge sunmadıklarından itirazlarını ispat edemedikleri, 30 günlük ödeme süresi içinde talep edilen kira bedeli de ödenmediğinden İİK’nın 269/a ve 269/c maddeleri gereğince davanın kabulüyle davalıların itirazlarının kaldırılmasına, takibin devamına, asıl kira bedeli üzerinden hesaplanacak %20 tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davalıların dava konusu kiralananlardan tahliyesine karar verilmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Özel Daire Bozma Kararı:</span><br />
7. Antalya 4. İcra (Hukuk) Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu Cihan K. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.<br />
<br />
8. Yargıtay (Kapatılan) 6. Hukuk Dairesince 18.11.2015 tarihli ve 2015/7225 E., 2015/10080 K. sayılı kararı ile;<br />
“… Davacı alacaklı tarafından, davalı borçlular hakkında, kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine, davalı borçluların yasal süresinde itiraz etmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak, itirazın kaldırılmasına ve tahliyeye karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı Cihan K. tarafından temyiz edilmiştir.<br />
<br />
Temerrüt nedeniyle açılacak tahliye davasının kural olarak kiralayan tarafından açılması gerekir. Kiralayanlar birden fazla ise aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan tahliye istekli icra takibini birlikte yapmaları ve ihtarlı ödeme emrini birlikte göndermeleri ve yine davayı da birlikte açmaları zorunludur. Kiralayan durumunda olmayan malik veya kiralananı sonradan iktisap eden yeni malikin önceden kiracıya ihbar göndererek kira paralarının kendisine ödenmesini istemesi bu ihbarın sonuçsuz kalması halinde yasal içerikli ihtarname tebliğ ettirmek suretiyle dava açması gerekir. Kiralanan paylı mülkiyete konu ise pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması, elbirliği halinde mülkiyete konu teşkil ediyorsa tüm ortakların davaya katılmaları gerekir. Dava hakkına ilişkin bu husus mahkemece kendiliğinden gözönünde bulundurulmalıdır.<br />
<br />
Olayımıza gelince; İcra takibinin dayanağı olan 10.04.2012 tarihli kira sözleşmesinin kiralayanı Mehmet Tamer M., kiracıların ise Cihan K. ve Hasan Ş. olduğu, takibin ise her iki kiracı aleyhine başlatıldığı görülmektedir. Davanın dayanağı olan Antalya 11. İcra Müdürlüğü'nün 2015/1.71E. Saylı takip dosyasında ihtaratlı ödeme emri 25.01.2015 tarihinde Hasan Ş.'a tebliğ edilmiş ancak Cihan K.'a tebliğ edilmemiştir. Borçlulardan Cihan K.'ın itiraz hakkı doğmadan kendiliğinden takibe itiraz etmesi sonuç doğurmayacaktır. Davalı kiracılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan kiracılardan birine tebliğ edilen ödeme emrine dayanarak tahliye kararı verilemeyecektir. Bu durumda davalılardan Cihan hakkında itirazın kaldırılması ve tahliye isteminin reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.<br />
<br />
Karar bu nedenle bozulmalıdır…” gerekçesi ile karar bozulmuştur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Direnme Kararı:</span><br />
9. Antalya 4. İcra (Hukuk) Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli ve 2016/198 E., 2017/277 K. sayılı kararı ile; icra dosyasında kiracılardan birine (Cihan K.)'a gönderilen ödeme emri tebliğ edilmeden iade olmasına rağmen borçlunun takipten haricen haberdar olarak takibe itiraz ettiği, alacaklının da duran takibi devam ettirmek saiki ile itirazın kaldırılması ve tahliye talebinde bulunduğu, bu durumda itirazın geçerli olduğunun ve borçlu kiracılar aleyhine birlikte dava açıldığına göre zorunlu dava arkadaşlığı şartlarının yerine getirildiğinin kabulü gerektiği, aksine düşüncenin aşırı şekilcilik olup, emek, zaman ve hak kaybına yol açabileceği gerekçeleri ile direnme kararı verilmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Direnme Kararının Temyizi:</span><br />
10. Direnme kararı süresi içinde borçlu Cihan K. vekili tarafından temyiz edilmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">II. UYUŞMAZLIK</span><br />
11. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; alacaklı tarafından kiracı borçlular aleyhine başlatılan kira alacağının tahsili amacıyla tahliye talepli ilâmsız icra takibinde, borçlu Cihan K.’a ödeme emri tebliğ edilmemesine rağmen borçlunun itirazda bulunması karşısında, kiracılardan birine tebliğ edilen ödeme emrine dayanılarak adı geçen borçlu hakkında itirazın kaldırılması ve tahliyeye karar verilip verilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">III. GEREKÇE</span><br />
12. Kira akdinin sona erme sebeplerinden biri de kiracının temerrüdü olup kira parasının ödenmemesi veya geç ödenmesi durumunda akdin feshinin biçim ve koşulları 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)’nun 315 veya 362. (818 sayılı Borçlar Kanunu 260 veya 288.) maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre kiraya verenin kira sözleşmesini fesh edebilmesi için öncelikle kiracıya fesih ihtarnamesi göndermesi gerekir. Bu ihtarnamede muaccel kira borcunu ödemeyen kiracıya borcunu ödemesi için TBK’nın 315 veya 362. (818 sayılı BK’nın 260 veya 288.) maddelerinde öngörülen bir mehil verilir. İhtarda bu mehil içerisinde miktar ve tutarı belirtilen kira borcu ödenmediği takdirde kira sözleşmesinin feshedileceği ve tahliye davası açılacağının yazılması zorunludur. Kiracı mehil süresi içinde kira borcunu ödemez ise kiraya veren tahliye davası açabilir. Kiraya veren genel mahkemede tahliye davası açmadan icra takibi ile tahliyeyi gerçekleştirmek isterse İİK’nın 269-269/d maddeleri arasında düzenlenen kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle ilâmsız tahliye takibi yoluna başvurabilir. Bunun için de İİK’nın 269. maddesinin 1. fıkrası gereğince bu ihtarın ödeme emrine yazılarak kiracıya gönderilmesi gerekir.<br />
<br />
13. Alacaklının (kiraya verenin) ilâmsız tahliye takip talebini alan icra dairesi, borçluya ihtarlı (örnek 13 nolu) ödeme emri gönderir. Bu ödeme emrinde diğer kayıtlarla birlikte, borçlunun (kiracının) kural olarak yedi gün içinde ödeme emrine itiraz edebileceği, itiraz süresi içinde kira sözleşmesini ve varsa yazılı kira sözleşmesindeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse (inkâr etmezse) kira sözleşmesini kabul etmiş sayılacağı, kira borcunu ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren BK’nın 260 veya 288. (TBK 315 veya 362.) maddelerinde belirtilen (on, otuz veya altmış gün) belli bir süre içinde ödemesi (temerrüt ihtarı), itiraz süresi içinde (İİK m. 62'ye göre) ödeme emrine itiraz etmez ve ödeme süresi içinde borcu (kirayı) ödemez ise kiraya verenin (alacaklının) kesinleşen kira alacağı için haciz isteyebileceği (İİK m.78 vd) ve icra mahkemesinden (kiracının) kiralanan taşınmazdan tahliyesini isteyebileceği ihtar edilir.<br />
<br />
14. Borçlu kiracı, ödeme emrinin kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde ödeme emrine itiraz edebilir (İİK m. 269/2). Borçlu kiracı, itirazında, itiraz sebeplerini İİK’nın 62. maddesi hükümleri dahilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur (İİK m. 269/2 c. l) (Kuru, B.: İcra ve İflas Hukuku, El Kitabı, Ankara 2013, 2. B. s. 837).<br />
<br />
15. Ödeme emrine itiraz ile duran ilâmsız tahliye takibine devam edilebilmesi için, alacaklı kiraya veren, (ilâmsız tahliye takibinin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yerdeki) icra mahkemesinden borçlu kiracının itirazının kaldırılmasını ve taşınmazı tahliye etmesini isteyebilir (İİK m. 269/b; 269/c).<br />
<br />
16. Alacaklı kiraya verenin icra mahkemesinden tahliye isteyebilmesi (ve icra mahkemesinin şartları varsa tahliyeye karar verebilmesi) için, alacaklının takip talebinde tahliye istemiş olması ve (13 örnek nolu) ödeme emri ile borçlu kiracıya tahliye ihtarının yapılmış olması gerekir. Takip talebinde tahliye istenmemiş veya istenmiş olmakla beraber ödeme emri ile tahliye ihtarı yapılmamış ise, alacaklı, icra mahkemesinden tahliye isteyemez; istese bile icra mahkemesi tahliyeye karar veremez (Kuru, s. 841).<br />
<br />
17. İcra mahkemesi, ilk önce alacaklının ilâmsız tahliye takip talebinin kanuna uygun olup olmadığını inceler. Takip talebi kanuna uygun değilse, özellikle alacaklı takip talebinde tahliye istememişse, icra mahkemesi, tahliye talebinin reddine karar verir. Bundan sonra, icra mahkemesi, borçlu kiracıya gönderilen ödeme emrinin kanuna uygun olup olmadığını inceler. Ödeme emri kanuna uygun değilse, özellikle ödeme emrinde ödeme (ihtar) süresi yanlış (noksan) gösterilmişse, ödeme emrinde ödeme (ihtar) süresi yazılı değilse veya ödeme emrinde tahliye ihtarı yok (tebliğ edilen ödeme emri 13 örnek nolu ödeme emri değil) ise, icra mahkemesi, tahliye talebinin reddine karar verir (Kuru, 843).<br />
<br />
18. Diğer taraftan kira sözleşmesinde birden fazla kiracının bulunması hâlinde, kiraya verenin, kiracıların tümüne (hepsine) karşı birlikte ilâmsız tahliye takibi yapması zorunludur (mecburî takip arkadaşlığı) (Kuru, s. 819). Tahliye borcu bölünemeyen bir borç olup, kiracılar arasında zorunlu takip arkadaşlığı olduğundan, tahliyeye yönelik takibin ve takip neticesinde tahliye isteminin kiracıların tümüne birlikte yöneltilmesi gerekmektedir. İcra mahkemesi zorunlu takip arkadaşları için tek bir karar verebilir. Bir borçlu hakkında ret kararı verirken, diğer borçlu hakkında itirazın kaldırılması ve tahliye kararı veremez. Tahliye borcu bölünemeyen bir borç olduğu için ancak tüm kiracılar tarafından birlikte ifa edilebilir.<br />
<br />
19. Bu açıklamalar ışığında somut olayın incelenmesinde; alacaklı tarafından kira alacağının tahsili amacıyla tahliye talepli olarak başlatılan ilâmsız icra takibine dayanak 10.04.2012 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesinde kiralayanın Mehmet Tamer U., kiracıların Hasan Ş. ve Cihan K. olduğu, takip talebinde Hasan Ş. ve Cihan K.’ın borçlu olarak gösterildiği, örnek 13 nolu ödeme emrinin borçlu Hasan Ş.’a 25.02.2015 tarihinde tebliğ edildiği, kiracı borçlu Cihan K.’a ise tebliğ edilemeden iade edildiği, borçlu Hasan Ş.’ın 04.03.2015 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiği, borçlu Cihan K. vekilinin de 27.02.2015 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiği, alacaklı vekilinin icra mahkemesine başvurarak borçlular Hasan Ş.’ın ve Cihan K.’ın itirazlarının kaldırılması ile tahliyelerine karar verilmesini talep ettiği görülmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">20. İİK’nın 269. maddesinin 2. fıkrasında ödeme emrinin tebliğinden sonra borçlunun itiraz sebeplerini icra dairesine bildirip yasal ödeme süreleri geçtikten sonra alacaklının icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteyebileceği öngörülmüştür. Ödeme emri kiracılardan Cihan K.’a tebliğ edilmediğinden henüz itiraz hakkı doğmamış olup, belirtilen maddedeki itiraz ve ödeme süreleri işlemez. Ödeme emri ile ihtar tebliğ edilmediğinden kiracının temerrüdünden de söz edilemez. İhtar yapılmadığı için kira akdi sona ermeyeceğinden tahliye kararı verilemez. Borçlunun haricen icra takibini öğrenip, icra dairesine itiraz etmesi Kanunun emredici hükümleri karşısında hukukî sonuç doğurmaz.</span><br />
<br />
21. Kiracılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı olduğundan ve tahliye istemi bölünemeyeceğinden, kiracılardan her birine usulüne uygun olarak ödeme emri ile tahliye ihtarı tebliğ edilmiş olmadıkça, birine tebliğ edilen ödeme emri ve yapılan itirazlara dayanılarak itirazın kaldırılması ve tahliye kararı verilemez. O hâlde alacaklının itirazın kaldırılması ve tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekir.<br />
<br />
22. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında, Kanunda itiraz için gerekli sürenin başlamasının ödeme emri tebliğiyle olmasının, borçlunun ödeme emrini ve ihtarları, alacaklının talebini tüm ayrıntılarıyla öğrenmesi, bilmesi ve ona göre itirazlarını bildirebilmesi için düzenlendiği, somut olayda borçlunun tüm itirazlarını icra dosyasına sunduğu, itirazın kaldırılması talebinde de kendisine ödeme emri tebliğ edilmediğini, tebliğ edilseydi başka itirazlarını da ileri süreceğini savunmadığı, borçluya ödeme emri tebliğ edilmemesine rağmen kendiliğinden takip dosyasına borca itirazlarını bildirdiğinden itirazın kaldırılmasının istenebileceği gerekçesi ile direnme kararının uygun olduğu, temerrüt şartlarının oluşup oluşmadığı, tahliye şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin denetlenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüş Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir.<br />
<br />
23. Hâl böyle olunca direnme kararı yukarıda açıklanan bu değişik gerekçe ve nedenlerle bozulmalıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">IV. SONUÇ: </span><br />
Açıklanan nedenlerle;<br />
<br />
Borçlu Cihan K. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı BOZULMASINA,<br />
<br />
İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,<br />
<br />
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’na 5311 sayılı Kanun'un 29. maddesi ile eklenen Geçici 7. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken İİK’nın 366/III. maddesi uyarınca kararın tebliğden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 08.06.2021 tarihinde yapılan ikinci görüşmede oy çokluğu ile karar verildi.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARŞI OY </span><br />
Uyuşmazlık, her iki kiracı aleyhine başlatılan kira alacağının tahsili ve tahliye talepli icra takibinde, borçlulardan birine ödeme emri tebliğ edilip itiraz etmesi, diğer borçlu kiracı Cihan K.’a tebliğ edilmediği hâlde onun da borca itiraz etmesi hâlinde, itirazın kaldırılması ve kiracıların tahliyesi talep edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.<br />
Alacaklı tarafından kiracılar Cihan ve Hasan aleyhine işlemiş faiziyle kira alacağı toplamı 12.889,72TL’nin tahsili ve mecurdan tahliyeleri konusunda haciz yoluyla takip başlatılmış, örnek 13 ödeme emri, tebliğden itibaren 30 gün içinde ödenmesi, 7 gün içinde itirazların bildirilmesi ve ödenmemesi hâlinde tahliye talep edileceği İİK. 62. ve 269. maddelerdeki ihtarları içerir şekilde düzenlenip tebliğe çıkarılmış, 10.04.2012 tarihli kira sözleşmesi ile kiracı borçlulardan Hasan Ş.’a tebliği üzerine süresinde borca itiraz dilekçesi vermiş, kiracı Cihan K.’a tebligat yapılamadan 10.03.2015 tarihinde tebligat iade edilmiş ise de, Cihan K. vekili vekâletname sunarak 27.02.2015 tarihinde kira sözleşmesindeki kira bedelini kabul etmediklerini, belirtilen miktarda kira borcu bulunmadığını, ek kira sözleşmesi ile, dükkan içindeki tadilatlar nedeniyle kira bedelinin yarısının ödeneceğinin hüküm altına alındığını belirterek borca itirazlarını ileri sürmüştür.<br />
<br />
Alacaklı kiralayan, tahliye talepli icra takibini, zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan her iki kiracıya karşı başlatmış ve işbu itirazın kaldırılması, tahliye ve takibin devamı talebini de borca itiraz eden ve zorunlu dava arkadaşı olan her iki kiracıya yöneltmiştir. Alacaklının talebinin haklılığı belirlendiğinde zorunlu dava arkadaşı olan kiracıların aleyhine tahliye kararı verilmesi gerekmekte olup, biri hakkında tahliye; diğeri hakkında ret kararı verilmesi mümkün değildir. Özel Dairenin davalılardan yalnız Cihan K. hakkındaki istemin reddine karar verilmesi gerektiğine dair bozması bu nedenle yerinde olmamıştır.<br />
<br />
Ancak, davalılardan Cihan K.’a ödeme emrinin tebliğ edilemediğinden, takibe itirazının sonuç doğurmayacağı, bu nedenle Cihan K. hakkında itirazın kaldırılması ve tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerektiğine dair Özel Daire bozma gerekçesine de katılamıyoruz.<br />
<br />
İİK 62. maddesi ve 269. maddesi uyarınca ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde borçlunun itirazlarını bildirmesi gerekir. Ödeme emri tebliğ edilmedikçe itiraz süresi başlamaz. Borçlu, ödeme emri tebliğ edilmemesine rağmen, kendiliğinden icra takip dosyasına borca itirazlarını bildirmişse bu itirazın kaldırılması istenebilmelidir. İtiraz için gerekli sürenin başlamasının ödeme emri tebliğiyle olması, borçlu lehine yasada yer alan bir hüküm olup, borçlunun ödeme emrini ve ihtarları, alacaklının talebini tüm ayrıntılarıyla öğrenmesi, bilmesi ve ona göre itirazlarını bildirilebilmesi için konulmuştur. Borçlu ödeme emri tebliğ edilmeden, tüm itirazlarını icra dosyasına sunmuş ve hakkındaki itirazın kaldırılması talebinde de ödeme emri tebliğ edilmediğini, tebliğ edilseydi başka itirazlarını da ileri süreceğini, başka itirazları da olduğunu belirtmemişse ödeme emri tebliğ edilmedi, itiraz hakkı doğmadı, itirazı sonuç doğurmaz demek Yasanın amacına da aykırıdır. Aksi düşüncenin kabulü, ödeme emri tebliğ edilmeden yapılan borca itirazın haciz yoluyla takipte takibi durdurmayacağı veya itirazın iptali davası açılamayacağı sonucuna da götürür.<br />
<br />
Somut olayda, borçlu kiracı Cihan K., kendiliğinden ödeme emrine itiraz ettiğine ve dosyada da ödeme emri tebliğ edilmediğini, edilseydi başka itirazları da bulunduğunu savunmadığına göre, savunma hakkının ihlâl edildiği de söylenemeyeceğinden, borca itirazın kaldırılması ve tahliye talebinin değerlendirilebilmesi gerekir. Zorunlu dava arkadaşı olan her iki kiracı da borca itiraz eden olarak talep konusunda taraf olarak yer almıştır, usulî bir eksiklik bulunmamaktadır.<br />
<br />
Bu nedenlerle, direnme kararı uygun olup, dosya Daireye gönderilerek, itirazın kaldırılması ve takibin devamı, tahliye taleplerinin esasına girilerek bu taleplerin kabul şartları oluşup oluşmadığı, Özel Dairece değerlendirilecektir. Ödeme emrinin tebliği edilip edilmediği, İİK 269. maddedeki ihtarların tebliği şartı gerçekleşip gerçekleşmediği, tahliyeye karar verilip verilemeyeceği, temerrüdün şartları oluşup oluşmadığı, kira alacağının var olup olmadığı yönlerinden İcra Mahkemesi kararını Özel Daire denetleyeceğinden, çoğunluğun aksi görüşüne katılamıyoruz.<br />
<br />
BİLGİ : Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nda bulunan 19 üyenin 14’ü DEĞİŞİK BOZMA, 5’i ise DİRENME UYGUN DAİREYE yönünde oy kullanmışlardır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">T.C.<br />
YARGITAY<br />
12.HUKUK DAİRESİ <br />
<br />
<br />
Esas  No	: 2022/11341<br />
Karar No	: 2023/1325</span><br />
<br />
<br />
Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması ve  tahliye uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda; İlk Derece Mahkemesince istemin kabulü ile borçlunun itirazının kaldırılmasına ve takibin devamına, borçlu aleyhine asıl alacak üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve borçlunun takip konusu taşınmazdan tahliyesine karar verilmiştir.<br />
<br />
Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir.<br />
<br />
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi .... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">I. TALEP</span><br />
Alacaklı icra mahkemesine başvurusunda; takip dayanağı kira sözleşmesi uyarınca aylık kira ve ortak alan yönetim giderlerinin alacaklı tarafından düzenlenecek fatura karşılığında borçlu yanca ödenmesi gerektiğini, sözleşmenin 5.1. maddesinde çeşitli giderler ve aidatların kira bedelinden sayılacağının kararlaştırıldığını, Mayıs 2017'den Kasım 2018'e kadarki elektrik tüketim bedeli ve yönetim bedelleri ile 2017 Mayıs, Haziran, Temmuz ve Aralık ile 2018 Ocak ayı ortak giderlerinin ödenmesi maksadıyla kesilen faturaların borçlu tarafından kısmen ödenmemesi nedeniyle ödenmeyen tutarlar için takibe geçildiğini, ancak borçlu tarafından takibe haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, borçlunun icra dairesine yaptığı itirazın kaldırılması ile takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve borçlunun takip konusu taşınmazdan tahliyesini talep etmiştir. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">II. CEVAP</span><br />
Borçlu cevap dilekçesinde; takip konusu vade farkı, tüketim bedeli, genel gider gibi açık ve net bir borç ikrarına dayanmayan alacaklar için icra mahkemesinden itirazın kaldırılması istenemeyecek olup, Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açılması gerektiğini, takip dayanağı kira sözleşmesinin İİK'nın 68. maddesinde sayılan belgelerden olmadığını, arabuluculuk yoluna başvurulmadan itirazın kaldırılmasının istenemeyeceğini ve alacaklıya borcu bulunmadığını ileri sürerek, istemin reddi ile takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI</span><br />
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece alınan bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle, takipte istenen alacağın raporda hesaplanan tutardan daha az olduğu ve takip konusu borcun ödendiğinin borçlu tarafından ispatlanamadığı gerekçeleri ile istemin kabulü ile borçlunun itirazının kaldırılmasına ve takibin devamına, borçlu aleyhine asıl alacak üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve borçlunun takip konusu taşınmazdan tahliyesine karar verilmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">IV. İSTİNAF</span><br />
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br />
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br />
<br />
B. İstinaf Sebepleri<br />
Borçlu istinaf başvurusunda; cevap dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmekle birlikte ödeme iddiasına ilişkin olarak tarafların ticari defterlerinin incelenmesi gerektiğini, yönetim giderlerinin eksiksiz ödenmiş olduğunu ve tüketim gideri borcu da bulunmadığını, alacak likit olmadığından tazminata hükmedilemeyeceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br />
<br />
C. Gerekçe ve Sonuç<br />
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlu tarafından icra müdürlüğüne yapılan itirazda kira sözleşmesinin varlığına ve sözleşmedeki imzaya itiraz edilmediğinden sözleşmenin İİK'nın 68. maddesi anlamında belge olduğu, itirazın kaldırılması talebi dava olmadığından arabuluculuk kurumunun uygulanmayacağı ve İİK'nın 269/c maddesi gereğince borçlu tarafından borcun ödendiğinin ispatlanamadığı gerekçeleri ile İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu belirtilerek borçlunun istinaf  başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">V. TEMYİZ</span><br />
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar<br />
<br />
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.<br />
<br />
B. Temyiz Sebepleri<br />
Borçlu temyiz dilekçesinde; istinaf başvurusunda ileri sürdüğü hususları tekrar etmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını talep etmiştir. <br />
<br />
C. Gerekçe<br />
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br />
Uyuşmazlık; adi kira ve hasılat kiralarına ilişkin takipte itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.  <br />
2. İlgili Hukuk<br />
İİK md. 62., 68., 269., 269/c., TBK md. 315.<br />
<br />
3. Değerlendirme<br />
İİK’nın 269. maddesi gereğince, ödeme emrinin tebliği üzerine, borçlu yedi gün içinde itiraz sebeplerini, İİK'nın 62. maddesi hükümleri dahilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur. 	<br />
<br />
Somut uyuşmazlıkta; alacaklının 23.01.2019’da haciz ve tahliye istekli olarak başlatmış olduğu icra takibi nedeniyle, icra müdürlüğünce düzenlenen örnek 13 numaralı ödeme emrinin borçlu kiracı V. A.Ş.’ye tebliğ edilemeden, borçlunun takibi kendiliğinden öğrenmesi üzerine 08.02.2019 tarihinde takibe itiraz ettiği görülmüştür. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İcra takip dosyasında borçluya ödeme emri tebliğ işlemi yapılmadığından, yukarıda anılan maddedeki borçluya verilen süreler işlemez. Borçluya usulüne uygun olarak tahliye ihtarlı ödeme emri tebliğ edilmeden ödeme ve itiraz süreleri de işlemeye başlamayacak olup, borçlunun itiraz hakkı doğmayacağından, haricen öğrenmeye dayalı itirazın da yasanın emredici hükümleri karşısında hukuki sonuç doğurmayacağının ve alacaklının bu aşamada İcra Mahkemesinden itirazın kaldırılmasını ve tahliyeyi isteyemeyeceğinin</span> kabulü gerekir. <br />
<br />
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince,  alacaklının itirazın kaldırılması ve tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile itirazın kaldırılması ve tahliyeye kararı verilmesi doğru değildir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">VI. KARAR</span><br />
Açıklanan sebeplerle;<br />
<br />
5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin 01.7.2022 tarih ve 2021/691 E. - 2022/1599 K. sayılı istinaf talebinin esastan reddine ilişkin kararının KALDIRILMASINA, <br />
<br />
İstanbul 26. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 03.12.2020 tarih ve 2019/495 E. - 2020/679 K. sayılı kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,<br />
<br />
Peşin alınan harcın istek halinde iadesine,<br />
<br />
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, <br />
02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. </div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Borçlunun haricen icra takibini öğrenip icra dairesine itiraz etmesi hukukî sonuç doğurmaz <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">T.C.<br />
YARGITAY<br />
Hukuk Genel Kurulu<br />
<br />
ESAS NO    : 2017/(6)8-3104<br />
KARAR NO  : 2021/705</span><br />
<br />
<br />
<br />
1. Taraflar arasındaki "itirazın kaldırılması ve tahliye” isteminden dolayı yapılan inceleme sonunda, Antalya 4. İcra (Hukuk) Mahkemesince verilen istemin kabulüne ilişkin karar borçlu Cihan K. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 6. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına direnilmiştir.<br />
<br />
2. Direnme kararı borçlu Cihan K. vekili tarafından temyiz edilmiştir.<br />
<br />
3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">I. İNCELEME SÜRECİ<br />
Alacaklı İstemi:</span><br />
4. Alacaklı vekili istem dilekçesinde; davalıların (borçluların) müvekkiline ait dükkanlarda 10.04.2012 tarihli kira sözleşmesine göre kiracı olduklarını, kira bedelleri ödenmediğinden borçlular aleyhine Antalya 11. İcra Dairesinin 2015/1.71 E. sayılı dosyasında takibe geçildiğini, borçluların ödeme emri tebliğinden sonra itiraz ettiklerini, borçluların kira bedellerini ödediklerini ispatlamak zorunda olduklarını, takip konusu kira bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek davalıların (borçluların) Antalya ili, Muratpaşa ilçesi, Tuzcular Mahallesi, 1.7 ada 21 parselde kayıtlı kayıtlı Uzunçarşı içerisindeki B1, B4, B8, C2, C8, C11, C12, C13, C16, C17 numaralı dükkanlardan tahliyelerine, itirazın kaldırılmasına ve takibin devamına, haksız itiraz eden davalılar aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Borçlu Cevabı:</span><br />
5. Borçlu Cihan K. vekili cevap dilekçesi sunmamış duruşmadaki beyanında; ”…itiraz dilekçemizi tekrar ederiz aylık kira bedeli tartışmalıdır, dava dilekçesi ekinde sunulan 01/01/2013 tarihli ek sözleşme gereğince kira bedeli ve tahsili hususu yargılamayı gerektirmektedir, itirazımızda bu yöndedir, söz konusu yerin tadilatları da yapılmıştır, davanın reddini isterim…” şeklinde beyanda bulunmuştur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mahkeme Kararı:</span><br />
6. Antalya 4. İcra (Hukuk) Mahkemesinin 21.05.2015 tarihli ve 2015/322 E., 2015/559 K. sayılı kararı ile; davalılar (borçlular) icra dosyasına verdikleri itiraz dilekçesinde kira bedeline ve borca itiraz etmişlerse de takip dayanağı belgeye ve imzalarına itiraz etmedikleri, bu durumda dayanak belgedeki imza ikrar edildiğinden aksine iddiaların aynı nitelikte belgelerle kanıtlanması gerektiği, dava dosyasına ibraz edilen sözleşmeyle ilgili iddialar itiraz dilekçesinde ileri sürülmediğinden ve İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun 63. maddesi gereğince itiraz sebepleri değiştirilemeyeceğinden davalı vekilinin bu konudaki itirazlarının incelenmediği, İİK‘nın 269/c maddesine göre itiraz eden borçlunun itiraz sebeplerini ve isteğini re’sen tanzim veya imzası tasdik edilmiş veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya vesika ile ispat etmeye mecbur olduğu, borçluların kira bedelinin ödendiğine veya borçları bulunmadığına dair yukarıda anılan nitelikteki belge sunmadıklarından itirazlarını ispat edemedikleri, 30 günlük ödeme süresi içinde talep edilen kira bedeli de ödenmediğinden İİK’nın 269/a ve 269/c maddeleri gereğince davanın kabulüyle davalıların itirazlarının kaldırılmasına, takibin devamına, asıl kira bedeli üzerinden hesaplanacak %20 tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davalıların dava konusu kiralananlardan tahliyesine karar verilmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Özel Daire Bozma Kararı:</span><br />
7. Antalya 4. İcra (Hukuk) Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu Cihan K. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.<br />
<br />
8. Yargıtay (Kapatılan) 6. Hukuk Dairesince 18.11.2015 tarihli ve 2015/7225 E., 2015/10080 K. sayılı kararı ile;<br />
“… Davacı alacaklı tarafından, davalı borçlular hakkında, kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine, davalı borçluların yasal süresinde itiraz etmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak, itirazın kaldırılmasına ve tahliyeye karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı Cihan K. tarafından temyiz edilmiştir.<br />
<br />
Temerrüt nedeniyle açılacak tahliye davasının kural olarak kiralayan tarafından açılması gerekir. Kiralayanlar birden fazla ise aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan tahliye istekli icra takibini birlikte yapmaları ve ihtarlı ödeme emrini birlikte göndermeleri ve yine davayı da birlikte açmaları zorunludur. Kiralayan durumunda olmayan malik veya kiralananı sonradan iktisap eden yeni malikin önceden kiracıya ihbar göndererek kira paralarının kendisine ödenmesini istemesi bu ihbarın sonuçsuz kalması halinde yasal içerikli ihtarname tebliğ ettirmek suretiyle dava açması gerekir. Kiralanan paylı mülkiyete konu ise pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması, elbirliği halinde mülkiyete konu teşkil ediyorsa tüm ortakların davaya katılmaları gerekir. Dava hakkına ilişkin bu husus mahkemece kendiliğinden gözönünde bulundurulmalıdır.<br />
<br />
Olayımıza gelince; İcra takibinin dayanağı olan 10.04.2012 tarihli kira sözleşmesinin kiralayanı Mehmet Tamer M., kiracıların ise Cihan K. ve Hasan Ş. olduğu, takibin ise her iki kiracı aleyhine başlatıldığı görülmektedir. Davanın dayanağı olan Antalya 11. İcra Müdürlüğü'nün 2015/1.71E. Saylı takip dosyasında ihtaratlı ödeme emri 25.01.2015 tarihinde Hasan Ş.'a tebliğ edilmiş ancak Cihan K.'a tebliğ edilmemiştir. Borçlulardan Cihan K.'ın itiraz hakkı doğmadan kendiliğinden takibe itiraz etmesi sonuç doğurmayacaktır. Davalı kiracılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan kiracılardan birine tebliğ edilen ödeme emrine dayanarak tahliye kararı verilemeyecektir. Bu durumda davalılardan Cihan hakkında itirazın kaldırılması ve tahliye isteminin reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.<br />
<br />
Karar bu nedenle bozulmalıdır…” gerekçesi ile karar bozulmuştur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Direnme Kararı:</span><br />
9. Antalya 4. İcra (Hukuk) Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli ve 2016/198 E., 2017/277 K. sayılı kararı ile; icra dosyasında kiracılardan birine (Cihan K.)'a gönderilen ödeme emri tebliğ edilmeden iade olmasına rağmen borçlunun takipten haricen haberdar olarak takibe itiraz ettiği, alacaklının da duran takibi devam ettirmek saiki ile itirazın kaldırılması ve tahliye talebinde bulunduğu, bu durumda itirazın geçerli olduğunun ve borçlu kiracılar aleyhine birlikte dava açıldığına göre zorunlu dava arkadaşlığı şartlarının yerine getirildiğinin kabulü gerektiği, aksine düşüncenin aşırı şekilcilik olup, emek, zaman ve hak kaybına yol açabileceği gerekçeleri ile direnme kararı verilmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Direnme Kararının Temyizi:</span><br />
10. Direnme kararı süresi içinde borçlu Cihan K. vekili tarafından temyiz edilmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">II. UYUŞMAZLIK</span><br />
11. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; alacaklı tarafından kiracı borçlular aleyhine başlatılan kira alacağının tahsili amacıyla tahliye talepli ilâmsız icra takibinde, borçlu Cihan K.’a ödeme emri tebliğ edilmemesine rağmen borçlunun itirazda bulunması karşısında, kiracılardan birine tebliğ edilen ödeme emrine dayanılarak adı geçen borçlu hakkında itirazın kaldırılması ve tahliyeye karar verilip verilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">III. GEREKÇE</span><br />
12. Kira akdinin sona erme sebeplerinden biri de kiracının temerrüdü olup kira parasının ödenmemesi veya geç ödenmesi durumunda akdin feshinin biçim ve koşulları 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)’nun 315 veya 362. (818 sayılı Borçlar Kanunu 260 veya 288.) maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre kiraya verenin kira sözleşmesini fesh edebilmesi için öncelikle kiracıya fesih ihtarnamesi göndermesi gerekir. Bu ihtarnamede muaccel kira borcunu ödemeyen kiracıya borcunu ödemesi için TBK’nın 315 veya 362. (818 sayılı BK’nın 260 veya 288.) maddelerinde öngörülen bir mehil verilir. İhtarda bu mehil içerisinde miktar ve tutarı belirtilen kira borcu ödenmediği takdirde kira sözleşmesinin feshedileceği ve tahliye davası açılacağının yazılması zorunludur. Kiracı mehil süresi içinde kira borcunu ödemez ise kiraya veren tahliye davası açabilir. Kiraya veren genel mahkemede tahliye davası açmadan icra takibi ile tahliyeyi gerçekleştirmek isterse İİK’nın 269-269/d maddeleri arasında düzenlenen kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle ilâmsız tahliye takibi yoluna başvurabilir. Bunun için de İİK’nın 269. maddesinin 1. fıkrası gereğince bu ihtarın ödeme emrine yazılarak kiracıya gönderilmesi gerekir.<br />
<br />
13. Alacaklının (kiraya verenin) ilâmsız tahliye takip talebini alan icra dairesi, borçluya ihtarlı (örnek 13 nolu) ödeme emri gönderir. Bu ödeme emrinde diğer kayıtlarla birlikte, borçlunun (kiracının) kural olarak yedi gün içinde ödeme emrine itiraz edebileceği, itiraz süresi içinde kira sözleşmesini ve varsa yazılı kira sözleşmesindeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse (inkâr etmezse) kira sözleşmesini kabul etmiş sayılacağı, kira borcunu ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren BK’nın 260 veya 288. (TBK 315 veya 362.) maddelerinde belirtilen (on, otuz veya altmış gün) belli bir süre içinde ödemesi (temerrüt ihtarı), itiraz süresi içinde (İİK m. 62'ye göre) ödeme emrine itiraz etmez ve ödeme süresi içinde borcu (kirayı) ödemez ise kiraya verenin (alacaklının) kesinleşen kira alacağı için haciz isteyebileceği (İİK m.78 vd) ve icra mahkemesinden (kiracının) kiralanan taşınmazdan tahliyesini isteyebileceği ihtar edilir.<br />
<br />
14. Borçlu kiracı, ödeme emrinin kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde ödeme emrine itiraz edebilir (İİK m. 269/2). Borçlu kiracı, itirazında, itiraz sebeplerini İİK’nın 62. maddesi hükümleri dahilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur (İİK m. 269/2 c. l) (Kuru, B.: İcra ve İflas Hukuku, El Kitabı, Ankara 2013, 2. B. s. 837).<br />
<br />
15. Ödeme emrine itiraz ile duran ilâmsız tahliye takibine devam edilebilmesi için, alacaklı kiraya veren, (ilâmsız tahliye takibinin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yerdeki) icra mahkemesinden borçlu kiracının itirazının kaldırılmasını ve taşınmazı tahliye etmesini isteyebilir (İİK m. 269/b; 269/c).<br />
<br />
16. Alacaklı kiraya verenin icra mahkemesinden tahliye isteyebilmesi (ve icra mahkemesinin şartları varsa tahliyeye karar verebilmesi) için, alacaklının takip talebinde tahliye istemiş olması ve (13 örnek nolu) ödeme emri ile borçlu kiracıya tahliye ihtarının yapılmış olması gerekir. Takip talebinde tahliye istenmemiş veya istenmiş olmakla beraber ödeme emri ile tahliye ihtarı yapılmamış ise, alacaklı, icra mahkemesinden tahliye isteyemez; istese bile icra mahkemesi tahliyeye karar veremez (Kuru, s. 841).<br />
<br />
17. İcra mahkemesi, ilk önce alacaklının ilâmsız tahliye takip talebinin kanuna uygun olup olmadığını inceler. Takip talebi kanuna uygun değilse, özellikle alacaklı takip talebinde tahliye istememişse, icra mahkemesi, tahliye talebinin reddine karar verir. Bundan sonra, icra mahkemesi, borçlu kiracıya gönderilen ödeme emrinin kanuna uygun olup olmadığını inceler. Ödeme emri kanuna uygun değilse, özellikle ödeme emrinde ödeme (ihtar) süresi yanlış (noksan) gösterilmişse, ödeme emrinde ödeme (ihtar) süresi yazılı değilse veya ödeme emrinde tahliye ihtarı yok (tebliğ edilen ödeme emri 13 örnek nolu ödeme emri değil) ise, icra mahkemesi, tahliye talebinin reddine karar verir (Kuru, 843).<br />
<br />
18. Diğer taraftan kira sözleşmesinde birden fazla kiracının bulunması hâlinde, kiraya verenin, kiracıların tümüne (hepsine) karşı birlikte ilâmsız tahliye takibi yapması zorunludur (mecburî takip arkadaşlığı) (Kuru, s. 819). Tahliye borcu bölünemeyen bir borç olup, kiracılar arasında zorunlu takip arkadaşlığı olduğundan, tahliyeye yönelik takibin ve takip neticesinde tahliye isteminin kiracıların tümüne birlikte yöneltilmesi gerekmektedir. İcra mahkemesi zorunlu takip arkadaşları için tek bir karar verebilir. Bir borçlu hakkında ret kararı verirken, diğer borçlu hakkında itirazın kaldırılması ve tahliye kararı veremez. Tahliye borcu bölünemeyen bir borç olduğu için ancak tüm kiracılar tarafından birlikte ifa edilebilir.<br />
<br />
19. Bu açıklamalar ışığında somut olayın incelenmesinde; alacaklı tarafından kira alacağının tahsili amacıyla tahliye talepli olarak başlatılan ilâmsız icra takibine dayanak 10.04.2012 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesinde kiralayanın Mehmet Tamer U., kiracıların Hasan Ş. ve Cihan K. olduğu, takip talebinde Hasan Ş. ve Cihan K.’ın borçlu olarak gösterildiği, örnek 13 nolu ödeme emrinin borçlu Hasan Ş.’a 25.02.2015 tarihinde tebliğ edildiği, kiracı borçlu Cihan K.’a ise tebliğ edilemeden iade edildiği, borçlu Hasan Ş.’ın 04.03.2015 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiği, borçlu Cihan K. vekilinin de 27.02.2015 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiği, alacaklı vekilinin icra mahkemesine başvurarak borçlular Hasan Ş.’ın ve Cihan K.’ın itirazlarının kaldırılması ile tahliyelerine karar verilmesini talep ettiği görülmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">20. İİK’nın 269. maddesinin 2. fıkrasında ödeme emrinin tebliğinden sonra borçlunun itiraz sebeplerini icra dairesine bildirip yasal ödeme süreleri geçtikten sonra alacaklının icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteyebileceği öngörülmüştür. Ödeme emri kiracılardan Cihan K.’a tebliğ edilmediğinden henüz itiraz hakkı doğmamış olup, belirtilen maddedeki itiraz ve ödeme süreleri işlemez. Ödeme emri ile ihtar tebliğ edilmediğinden kiracının temerrüdünden de söz edilemez. İhtar yapılmadığı için kira akdi sona ermeyeceğinden tahliye kararı verilemez. Borçlunun haricen icra takibini öğrenip, icra dairesine itiraz etmesi Kanunun emredici hükümleri karşısında hukukî sonuç doğurmaz.</span><br />
<br />
21. Kiracılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı olduğundan ve tahliye istemi bölünemeyeceğinden, kiracılardan her birine usulüne uygun olarak ödeme emri ile tahliye ihtarı tebliğ edilmiş olmadıkça, birine tebliğ edilen ödeme emri ve yapılan itirazlara dayanılarak itirazın kaldırılması ve tahliye kararı verilemez. O hâlde alacaklının itirazın kaldırılması ve tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekir.<br />
<br />
22. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında, Kanunda itiraz için gerekli sürenin başlamasının ödeme emri tebliğiyle olmasının, borçlunun ödeme emrini ve ihtarları, alacaklının talebini tüm ayrıntılarıyla öğrenmesi, bilmesi ve ona göre itirazlarını bildirebilmesi için düzenlendiği, somut olayda borçlunun tüm itirazlarını icra dosyasına sunduğu, itirazın kaldırılması talebinde de kendisine ödeme emri tebliğ edilmediğini, tebliğ edilseydi başka itirazlarını da ileri süreceğini savunmadığı, borçluya ödeme emri tebliğ edilmemesine rağmen kendiliğinden takip dosyasına borca itirazlarını bildirdiğinden itirazın kaldırılmasının istenebileceği gerekçesi ile direnme kararının uygun olduğu, temerrüt şartlarının oluşup oluşmadığı, tahliye şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin denetlenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüş Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir.<br />
<br />
23. Hâl böyle olunca direnme kararı yukarıda açıklanan bu değişik gerekçe ve nedenlerle bozulmalıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">IV. SONUÇ: </span><br />
Açıklanan nedenlerle;<br />
<br />
Borçlu Cihan K. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı BOZULMASINA,<br />
<br />
İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,<br />
<br />
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’na 5311 sayılı Kanun'un 29. maddesi ile eklenen Geçici 7. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken İİK’nın 366/III. maddesi uyarınca kararın tebliğden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 08.06.2021 tarihinde yapılan ikinci görüşmede oy çokluğu ile karar verildi.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARŞI OY </span><br />
Uyuşmazlık, her iki kiracı aleyhine başlatılan kira alacağının tahsili ve tahliye talepli icra takibinde, borçlulardan birine ödeme emri tebliğ edilip itiraz etmesi, diğer borçlu kiracı Cihan K.’a tebliğ edilmediği hâlde onun da borca itiraz etmesi hâlinde, itirazın kaldırılması ve kiracıların tahliyesi talep edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.<br />
Alacaklı tarafından kiracılar Cihan ve Hasan aleyhine işlemiş faiziyle kira alacağı toplamı 12.889,72TL’nin tahsili ve mecurdan tahliyeleri konusunda haciz yoluyla takip başlatılmış, örnek 13 ödeme emri, tebliğden itibaren 30 gün içinde ödenmesi, 7 gün içinde itirazların bildirilmesi ve ödenmemesi hâlinde tahliye talep edileceği İİK. 62. ve 269. maddelerdeki ihtarları içerir şekilde düzenlenip tebliğe çıkarılmış, 10.04.2012 tarihli kira sözleşmesi ile kiracı borçlulardan Hasan Ş.’a tebliği üzerine süresinde borca itiraz dilekçesi vermiş, kiracı Cihan K.’a tebligat yapılamadan 10.03.2015 tarihinde tebligat iade edilmiş ise de, Cihan K. vekili vekâletname sunarak 27.02.2015 tarihinde kira sözleşmesindeki kira bedelini kabul etmediklerini, belirtilen miktarda kira borcu bulunmadığını, ek kira sözleşmesi ile, dükkan içindeki tadilatlar nedeniyle kira bedelinin yarısının ödeneceğinin hüküm altına alındığını belirterek borca itirazlarını ileri sürmüştür.<br />
<br />
Alacaklı kiralayan, tahliye talepli icra takibini, zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan her iki kiracıya karşı başlatmış ve işbu itirazın kaldırılması, tahliye ve takibin devamı talebini de borca itiraz eden ve zorunlu dava arkadaşı olan her iki kiracıya yöneltmiştir. Alacaklının talebinin haklılığı belirlendiğinde zorunlu dava arkadaşı olan kiracıların aleyhine tahliye kararı verilmesi gerekmekte olup, biri hakkında tahliye; diğeri hakkında ret kararı verilmesi mümkün değildir. Özel Dairenin davalılardan yalnız Cihan K. hakkındaki istemin reddine karar verilmesi gerektiğine dair bozması bu nedenle yerinde olmamıştır.<br />
<br />
Ancak, davalılardan Cihan K.’a ödeme emrinin tebliğ edilemediğinden, takibe itirazının sonuç doğurmayacağı, bu nedenle Cihan K. hakkında itirazın kaldırılması ve tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerektiğine dair Özel Daire bozma gerekçesine de katılamıyoruz.<br />
<br />
İİK 62. maddesi ve 269. maddesi uyarınca ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde borçlunun itirazlarını bildirmesi gerekir. Ödeme emri tebliğ edilmedikçe itiraz süresi başlamaz. Borçlu, ödeme emri tebliğ edilmemesine rağmen, kendiliğinden icra takip dosyasına borca itirazlarını bildirmişse bu itirazın kaldırılması istenebilmelidir. İtiraz için gerekli sürenin başlamasının ödeme emri tebliğiyle olması, borçlu lehine yasada yer alan bir hüküm olup, borçlunun ödeme emrini ve ihtarları, alacaklının talebini tüm ayrıntılarıyla öğrenmesi, bilmesi ve ona göre itirazlarını bildirilebilmesi için konulmuştur. Borçlu ödeme emri tebliğ edilmeden, tüm itirazlarını icra dosyasına sunmuş ve hakkındaki itirazın kaldırılması talebinde de ödeme emri tebliğ edilmediğini, tebliğ edilseydi başka itirazlarını da ileri süreceğini, başka itirazları da olduğunu belirtmemişse ödeme emri tebliğ edilmedi, itiraz hakkı doğmadı, itirazı sonuç doğurmaz demek Yasanın amacına da aykırıdır. Aksi düşüncenin kabulü, ödeme emri tebliğ edilmeden yapılan borca itirazın haciz yoluyla takipte takibi durdurmayacağı veya itirazın iptali davası açılamayacağı sonucuna da götürür.<br />
<br />
Somut olayda, borçlu kiracı Cihan K., kendiliğinden ödeme emrine itiraz ettiğine ve dosyada da ödeme emri tebliğ edilmediğini, edilseydi başka itirazları da bulunduğunu savunmadığına göre, savunma hakkının ihlâl edildiği de söylenemeyeceğinden, borca itirazın kaldırılması ve tahliye talebinin değerlendirilebilmesi gerekir. Zorunlu dava arkadaşı olan her iki kiracı da borca itiraz eden olarak talep konusunda taraf olarak yer almıştır, usulî bir eksiklik bulunmamaktadır.<br />
<br />
Bu nedenlerle, direnme kararı uygun olup, dosya Daireye gönderilerek, itirazın kaldırılması ve takibin devamı, tahliye taleplerinin esasına girilerek bu taleplerin kabul şartları oluşup oluşmadığı, Özel Dairece değerlendirilecektir. Ödeme emrinin tebliği edilip edilmediği, İİK 269. maddedeki ihtarların tebliği şartı gerçekleşip gerçekleşmediği, tahliyeye karar verilip verilemeyeceği, temerrüdün şartları oluşup oluşmadığı, kira alacağının var olup olmadığı yönlerinden İcra Mahkemesi kararını Özel Daire denetleyeceğinden, çoğunluğun aksi görüşüne katılamıyoruz.<br />
<br />
BİLGİ : Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nda bulunan 19 üyenin 14’ü DEĞİŞİK BOZMA, 5’i ise DİRENME UYGUN DAİREYE yönünde oy kullanmışlardır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">T.C.<br />
YARGITAY<br />
12.HUKUK DAİRESİ <br />
<br />
<br />
Esas  No	: 2022/11341<br />
Karar No	: 2023/1325</span><br />
<br />
<br />
Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması ve  tahliye uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda; İlk Derece Mahkemesince istemin kabulü ile borçlunun itirazının kaldırılmasına ve takibin devamına, borçlu aleyhine asıl alacak üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve borçlunun takip konusu taşınmazdan tahliyesine karar verilmiştir.<br />
<br />
Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir.<br />
<br />
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi .... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">I. TALEP</span><br />
Alacaklı icra mahkemesine başvurusunda; takip dayanağı kira sözleşmesi uyarınca aylık kira ve ortak alan yönetim giderlerinin alacaklı tarafından düzenlenecek fatura karşılığında borçlu yanca ödenmesi gerektiğini, sözleşmenin 5.1. maddesinde çeşitli giderler ve aidatların kira bedelinden sayılacağının kararlaştırıldığını, Mayıs 2017'den Kasım 2018'e kadarki elektrik tüketim bedeli ve yönetim bedelleri ile 2017 Mayıs, Haziran, Temmuz ve Aralık ile 2018 Ocak ayı ortak giderlerinin ödenmesi maksadıyla kesilen faturaların borçlu tarafından kısmen ödenmemesi nedeniyle ödenmeyen tutarlar için takibe geçildiğini, ancak borçlu tarafından takibe haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, borçlunun icra dairesine yaptığı itirazın kaldırılması ile takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve borçlunun takip konusu taşınmazdan tahliyesini talep etmiştir. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">II. CEVAP</span><br />
Borçlu cevap dilekçesinde; takip konusu vade farkı, tüketim bedeli, genel gider gibi açık ve net bir borç ikrarına dayanmayan alacaklar için icra mahkemesinden itirazın kaldırılması istenemeyecek olup, Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açılması gerektiğini, takip dayanağı kira sözleşmesinin İİK'nın 68. maddesinde sayılan belgelerden olmadığını, arabuluculuk yoluna başvurulmadan itirazın kaldırılmasının istenemeyeceğini ve alacaklıya borcu bulunmadığını ileri sürerek, istemin reddi ile takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI</span><br />
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece alınan bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle, takipte istenen alacağın raporda hesaplanan tutardan daha az olduğu ve takip konusu borcun ödendiğinin borçlu tarafından ispatlanamadığı gerekçeleri ile istemin kabulü ile borçlunun itirazının kaldırılmasına ve takibin devamına, borçlu aleyhine asıl alacak üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve borçlunun takip konusu taşınmazdan tahliyesine karar verilmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">IV. İSTİNAF</span><br />
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br />
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br />
<br />
B. İstinaf Sebepleri<br />
Borçlu istinaf başvurusunda; cevap dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmekle birlikte ödeme iddiasına ilişkin olarak tarafların ticari defterlerinin incelenmesi gerektiğini, yönetim giderlerinin eksiksiz ödenmiş olduğunu ve tüketim gideri borcu da bulunmadığını, alacak likit olmadığından tazminata hükmedilemeyeceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br />
<br />
C. Gerekçe ve Sonuç<br />
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlu tarafından icra müdürlüğüne yapılan itirazda kira sözleşmesinin varlığına ve sözleşmedeki imzaya itiraz edilmediğinden sözleşmenin İİK'nın 68. maddesi anlamında belge olduğu, itirazın kaldırılması talebi dava olmadığından arabuluculuk kurumunun uygulanmayacağı ve İİK'nın 269/c maddesi gereğince borçlu tarafından borcun ödendiğinin ispatlanamadığı gerekçeleri ile İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu belirtilerek borçlunun istinaf  başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">V. TEMYİZ</span><br />
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar<br />
<br />
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.<br />
<br />
B. Temyiz Sebepleri<br />
Borçlu temyiz dilekçesinde; istinaf başvurusunda ileri sürdüğü hususları tekrar etmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını talep etmiştir. <br />
<br />
C. Gerekçe<br />
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br />
Uyuşmazlık; adi kira ve hasılat kiralarına ilişkin takipte itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.  <br />
2. İlgili Hukuk<br />
İİK md. 62., 68., 269., 269/c., TBK md. 315.<br />
<br />
3. Değerlendirme<br />
İİK’nın 269. maddesi gereğince, ödeme emrinin tebliği üzerine, borçlu yedi gün içinde itiraz sebeplerini, İİK'nın 62. maddesi hükümleri dahilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur. 	<br />
<br />
Somut uyuşmazlıkta; alacaklının 23.01.2019’da haciz ve tahliye istekli olarak başlatmış olduğu icra takibi nedeniyle, icra müdürlüğünce düzenlenen örnek 13 numaralı ödeme emrinin borçlu kiracı V. A.Ş.’ye tebliğ edilemeden, borçlunun takibi kendiliğinden öğrenmesi üzerine 08.02.2019 tarihinde takibe itiraz ettiği görülmüştür. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İcra takip dosyasında borçluya ödeme emri tebliğ işlemi yapılmadığından, yukarıda anılan maddedeki borçluya verilen süreler işlemez. Borçluya usulüne uygun olarak tahliye ihtarlı ödeme emri tebliğ edilmeden ödeme ve itiraz süreleri de işlemeye başlamayacak olup, borçlunun itiraz hakkı doğmayacağından, haricen öğrenmeye dayalı itirazın da yasanın emredici hükümleri karşısında hukuki sonuç doğurmayacağının ve alacaklının bu aşamada İcra Mahkemesinden itirazın kaldırılmasını ve tahliyeyi isteyemeyeceğinin</span> kabulü gerekir. <br />
<br />
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince,  alacaklının itirazın kaldırılması ve tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile itirazın kaldırılması ve tahliyeye kararı verilmesi doğru değildir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">VI. KARAR</span><br />
Açıklanan sebeplerle;<br />
<br />
5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin 01.7.2022 tarih ve 2021/691 E. - 2022/1599 K. sayılı istinaf talebinin esastan reddine ilişkin kararının KALDIRILMASINA, <br />
<br />
İstanbul 26. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 03.12.2020 tarih ve 2019/495 E. - 2020/679 K. sayılı kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,<br />
<br />
Peşin alınan harcın istek halinde iadesine,<br />
<br />
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, <br />
02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. </div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Tebligatın "adreste tanınmıyor” şerhi ile iadesinin usulsüz olduğu]]></title>
			<link>https://gidenler.me/thread-657.html</link>
			<pubDate>Wed, 12 Nov 2025 17:52:17 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://gidenler.me/member.php?action=profile&uid=2">Hasan</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://gidenler.me/thread-657.html</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun; "Adres Değiştirmenin Bildirilmesi Mecburiyeti" başlıklı 35. maddesinin 4. fıkrasına göre; "Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmi kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır".<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Tüzel kişilerin adreslerinin ara statü, sicil, tüzük ve kuruluş senedi gibi resmi kayıtlarda belirli olması sebebi ile meçhul olması söz konusu değildir.</span><br />
<br />
Borçlu <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">şirketin ticaret siciline bildirdiği adresine çıkartılan tebligat, adresin kapalı olması veya bu adresten taşınmış bulunması nedeni ile tebliğ edilemeden iade edilmiş ise, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesinin ikinci fıkrasına göre, tebliği çıkaran merci, şirketin ticaret sicil adresine tebligat yapılmasını talep eder.</span> Bu durumda tebliğ evrakının bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. Dairemizin içtihatlarına göre de kural olarak; şirketin ticaret sicil adresine gönderilen tebligatın; "muhatabın tanınmadığı" şerhi ile iade edilmesi üzerine bu tebligat esas alınarak TK'nın 35/4. maddesine göre yapılan tebliğ işleminin usulüne uygun olmadığının kabulü gerekir. Söz konusu içtihatlarımızla sağlanmak istenen amaç, muhatabın hiçbir suretle faaliyet göstermediği, bağlantısının olmadığı bir adrese çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi üzerine TK'nın 35. maddesi uyarınca tebligat yapılması halinde oluşacak mağduriyetin önlenmesidir.<br />
<br />
Somut uyuşmazlıkta; <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ödeme emrinin borçlu şirketin, ticaret sicilinde kayıtlı adresi olan “...... Tepebaşı/Eskişehir” adresine tebliğe çıktığı ve “tanınmıyor” şerhiyle 27.10.2020 tarihinde bila tebliğ iade edildiği, sonrasında aynı adrese gönderilen ödeme emrinin, 02.11.2022 tarihinde TK'nın 35. maddesine göre tebliğ edildiği</span> anlaşılmıştır.<br />
<br />
Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararında; borçlu şirket tarafından, tebligat yapılan adresin kullanıldığına dair bir iddia ileri sürülmediği gerekçesiyle tebliğ işleminin usulüne uygun olduğu sonucuna varılmış ise de; <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2023 tarih ve 2023/294 E.-2023/749 K. sayılı kararında da işaret edildiği üzere, tebligat ile ilgili Kanun ve Yönetmelik hükümleri tamamen şeklidir. Değinilen işlemler, bilgilendirme yanında belgelendirme özelliği de bulunan bir usul işlemi olmakla, gerek tebliğ işlemi ve gerekse tebliğ tarihi ancak Kanun ve Yönetmelikte emredilen şekillerle tevsik ve dolayısıyla ispat olunabilir.</span> Bu sebeple tebligatın usul yasaları ile ilişkisi de daima göz önünde tutulmalıdır. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hâl böyle olunca, 7201 sayılı Kanun ve Yönetmelik hükümlerinin en ufak ayrıntılarına kadar uygulanması zorunludur. 7201 sayılı Kanun ile Yönetmelik’te öngörülen şekilde işlem yapılmış olmadıkça tebliğ memuru tarafından yapılan yazılı açıklama mücerret olup, belgelendirilmiş sayılmaz.</span><br />
<br />
Bu tespitler karşısında; Bölge Adliye Mahkemesince, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">borçlu şirket adına çıkarılan ve “tanınmıyor” şerhiyle bila tebliğ iade edilen tebligat üzerine TK’nın 35. maddesi gereğince yapılan ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunun kabulü ile TK’nın 32. maddesi gereğince tespit edilecek öğrenme tarihine göre imza itirazının süresinde olup olmadığı değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken</span>, yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir (<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yargıtay 12. HD. T:16.01.2025, E:2024/6154, K:2025/255</span>).<br />
<br />
<br />
*********<br />
<br />
Şikayetçi borçlu şirketin ticaret sicil adresine TK'nın 35. maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için, bu adrese gönderilen tebligatın, adresin kapalı olması ya da muhatabın adresten taşınmış olması şerhi ile tebliğ edilemeden iade edilmesi zorunludur. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Şikayete konu tebligat tarihinden önce, borçlu şirketin ticaret sicil adresine çıkarılıp tebliğ edilmeden iade edilen tebligatın; "muhatap tanınmıyor" şerhi ile iadesi usulsüz olup, bu tebligat esas alınarak TK'nun 35/4. maddesine göre yapılan tebligat usulüne uygun değildir.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İİK'nın 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya (varsa vekiline) tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi, Dairemizin süreklilik arzeden içtihatlarına göre başlı başına ihalenin feshi sebebidir.</span><br />
<br />
O halde, İlk Derece Mahkemesi’nce,  <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">borçlu şirkete yapılan satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz olduğunun kabulü ile ihalenin feshine  karar verilmesi gerekirken</span>, yazılı şekilde  hüküm  tesisi  ve  istinaf  başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nce de başvurunun esastan reddine karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir (<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yargıtay 12. HD. T:20.11.2024, E:2024/4898, K:2024/9637</span>). <br />
<br />
<br />
*********<br />
<br />
<br />
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun; "Adres Değiştirmenin Bildirilmesi Mecburiyeti" başlıklı 35. maddesinin 4. fıkrasına göre; "Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmi kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır." Tüzel kişilerin adreslerinin ara statü, sicil, tüzük ve kuruluş senedi gibi resmi kayıtlarda belirli olması sebebi ile meçhul olması söz konusu değildir.<br />
<br />
Borçlu şirketin ticaret siciline bildirdiği adresine çıkartılan tebligat, adresin kapalı olması veya bu adresten taşınmış bulunması nedeni ile tebliğ edilemeden iade edilmiş ise, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesinin ikinci fıkrasına göre, tebliği çıkaran merci, şirketin ticaret sicil adresine tebligat yapılmasını talep eder. Bu durumda tebliğ evrakının bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.<br />
 <br />
Somut olayda, b<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">orçlu şirketin ticaret sicil adresine gönderilen ödeme emri tebligatının "Gösterilen adrese gidildi. Komşusu R. Cırdı'nın sözlü beyanına göre muhatap ismen tanınmadığından mercine iade'' şeklindeki şerh ile iade edildiği, bunun üzerine icra müdürlüğünce, iade edilen tebligatla aynı adres olan, borçlunun ticaret sicili adresine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebligat işleminin yapıldığı</span> anlaşılmaktadır. <br />
<br />
Buna göre <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">yerleşik içtihatlarımız nazara alındığında, TK'nın 35. maddesine göre tebligat yapılmasına esas alınan iade tebligatın "muhatap ismen tanınmıyor" şerhi ile iadesi sebebiyle yapılan tebligat işlemi usulüne uygun değildir</span> (<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yargıtay 12. HD. T:23.05.2024, E:2023/9260, K:2024/5287</span>).<br />
<br />
<br />
*********<br />
<br />
<br />
Borçlu şirkete gönderilen <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">satış ilanı tebligatının “..adreste tanınmıyor” şerhiyle iade edildiği</span>, bu tebliğ işlemi dikkate alınarak satış ilanı ve kıymet takdir raporunun TK 35. maddeye göre tebliğ edildiği, borçlu şirketin ticaret sicil adresine TK'nın 35. maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için, bu adrese gönderilen <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">tebligatın, adresin kapalı olması ya da muhatabın adresten taşınmış olması şerhi ile tebliğ edilemeden iade edilmesinin zorunlu olduğu</span> gözönüne alındığında <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">iade edilen tebligatın; “..adreste tanınmıyor” şerhi ile iadesinin usulsüz olduğu</span> ve bu tebligat esas alınarak TK'nın 35/4. maddesine göre yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı yönündeki İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi saptaması isabetli olmakla birlikte yukarıda izah edildiği üzere değişen içtihadımız gereğince muhammen bedelin üzerinde satış olması halinde dahi bu hususun fesih sebebi olarak nazara alınması gerektiği nedenle 312 Ada 505 Parselde kayıtlı 19 numaralı bağımsız bölüm yönünden de ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir (<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yargıtay 12. HD. T:23.01.2024. E:2023/9578, K:2024/701</span>).<br />
<br />
<br />
********<br />
<br />
<br />
Davacı/borçlu şirketin ticaret sicil adresine TK'nun 35. maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için, bu adrese gönderilen <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">tebligatın, adresin kapalı olması ya da muhatabın adresten taşınmış olması şerhi ile tebliğ edilemeden iade edilmesi zorunlu olduğu</span> halde, şikayete konu ödeme emri tebliğ tarihinden önce, borçlu şirketin ticaret sicil adresine çıkarılıp tebliğ edilmeden iade edilen tebligatın tanınmadığından bahisle iadesi usulsüz olduğundan, bu tebligat esas alınarak TK'nın 35/4. maddesine göre yapılan ödeme emri tebligatı da usulüne uygun değildir.<br />
<br />
İlk derece mahkemesince TK'nın 35. maddesine göre tebligat yapılabilmesi için gerekli koşullar kararda gösterilmiş, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">borçlu şirketin adresten taşınması veya adresin kapalı olması nedeni ile tebligatın yapılamamış olması gerektiği</span> gerekçede belirtilmiştir. Her ne kadar ilk derece mahkemesi karar gerekçesinde <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">tebliğ tarihi itibarıyla borçlu şirketin sicilde kayıtlı adresinin değiştiği, dolayısıyla eski adrese yapılan tebliğin bu yönden de usulsüz olduğu</span> sonucuna varmış ise de sözkonusu gerekçenin TTK'nın 36/1. maddesine aykırı olması tebliğin usulüne uygun olması sonucunu doğurmamaktadır. Zira az yukarıda belirtildiği üzere, borçlu şirketin ticaret sicil adresine çıkarılan tebligatın tanınmadığından bahisle iadesi usulsüz olduğundan, bu tebligat esas alınarak TK'nun 35/4. maddesine göre yapılan 17.08.2021 tarihli ödeme emri tebligatı da usulsüzdür (<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İstanbul BAM 23. HD. T:26/12/2022, E:2021/3814, K:2022/3147, Yargıtay 12. HD. T:24.01.2024, E:2023/3855, K:2024/761</span>).</div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun; "Adres Değiştirmenin Bildirilmesi Mecburiyeti" başlıklı 35. maddesinin 4. fıkrasına göre; "Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmi kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır".<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Tüzel kişilerin adreslerinin ara statü, sicil, tüzük ve kuruluş senedi gibi resmi kayıtlarda belirli olması sebebi ile meçhul olması söz konusu değildir.</span><br />
<br />
Borçlu <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">şirketin ticaret siciline bildirdiği adresine çıkartılan tebligat, adresin kapalı olması veya bu adresten taşınmış bulunması nedeni ile tebliğ edilemeden iade edilmiş ise, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesinin ikinci fıkrasına göre, tebliği çıkaran merci, şirketin ticaret sicil adresine tebligat yapılmasını talep eder.</span> Bu durumda tebliğ evrakının bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. Dairemizin içtihatlarına göre de kural olarak; şirketin ticaret sicil adresine gönderilen tebligatın; "muhatabın tanınmadığı" şerhi ile iade edilmesi üzerine bu tebligat esas alınarak TK'nın 35/4. maddesine göre yapılan tebliğ işleminin usulüne uygun olmadığının kabulü gerekir. Söz konusu içtihatlarımızla sağlanmak istenen amaç, muhatabın hiçbir suretle faaliyet göstermediği, bağlantısının olmadığı bir adrese çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi üzerine TK'nın 35. maddesi uyarınca tebligat yapılması halinde oluşacak mağduriyetin önlenmesidir.<br />
<br />
Somut uyuşmazlıkta; <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ödeme emrinin borçlu şirketin, ticaret sicilinde kayıtlı adresi olan “...... Tepebaşı/Eskişehir” adresine tebliğe çıktığı ve “tanınmıyor” şerhiyle 27.10.2020 tarihinde bila tebliğ iade edildiği, sonrasında aynı adrese gönderilen ödeme emrinin, 02.11.2022 tarihinde TK'nın 35. maddesine göre tebliğ edildiği</span> anlaşılmıştır.<br />
<br />
Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararında; borçlu şirket tarafından, tebligat yapılan adresin kullanıldığına dair bir iddia ileri sürülmediği gerekçesiyle tebliğ işleminin usulüne uygun olduğu sonucuna varılmış ise de; <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2023 tarih ve 2023/294 E.-2023/749 K. sayılı kararında da işaret edildiği üzere, tebligat ile ilgili Kanun ve Yönetmelik hükümleri tamamen şeklidir. Değinilen işlemler, bilgilendirme yanında belgelendirme özelliği de bulunan bir usul işlemi olmakla, gerek tebliğ işlemi ve gerekse tebliğ tarihi ancak Kanun ve Yönetmelikte emredilen şekillerle tevsik ve dolayısıyla ispat olunabilir.</span> Bu sebeple tebligatın usul yasaları ile ilişkisi de daima göz önünde tutulmalıdır. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hâl böyle olunca, 7201 sayılı Kanun ve Yönetmelik hükümlerinin en ufak ayrıntılarına kadar uygulanması zorunludur. 7201 sayılı Kanun ile Yönetmelik’te öngörülen şekilde işlem yapılmış olmadıkça tebliğ memuru tarafından yapılan yazılı açıklama mücerret olup, belgelendirilmiş sayılmaz.</span><br />
<br />
Bu tespitler karşısında; Bölge Adliye Mahkemesince, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">borçlu şirket adına çıkarılan ve “tanınmıyor” şerhiyle bila tebliğ iade edilen tebligat üzerine TK’nın 35. maddesi gereğince yapılan ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunun kabulü ile TK’nın 32. maddesi gereğince tespit edilecek öğrenme tarihine göre imza itirazının süresinde olup olmadığı değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken</span>, yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir (<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yargıtay 12. HD. T:16.01.2025, E:2024/6154, K:2025/255</span>).<br />
<br />
<br />
*********<br />
<br />
Şikayetçi borçlu şirketin ticaret sicil adresine TK'nın 35. maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için, bu adrese gönderilen tebligatın, adresin kapalı olması ya da muhatabın adresten taşınmış olması şerhi ile tebliğ edilemeden iade edilmesi zorunludur. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Şikayete konu tebligat tarihinden önce, borçlu şirketin ticaret sicil adresine çıkarılıp tebliğ edilmeden iade edilen tebligatın; "muhatap tanınmıyor" şerhi ile iadesi usulsüz olup, bu tebligat esas alınarak TK'nun 35/4. maddesine göre yapılan tebligat usulüne uygun değildir.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İİK'nın 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya (varsa vekiline) tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi, Dairemizin süreklilik arzeden içtihatlarına göre başlı başına ihalenin feshi sebebidir.</span><br />
<br />
O halde, İlk Derece Mahkemesi’nce,  <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">borçlu şirkete yapılan satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz olduğunun kabulü ile ihalenin feshine  karar verilmesi gerekirken</span>, yazılı şekilde  hüküm  tesisi  ve  istinaf  başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nce de başvurunun esastan reddine karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir (<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yargıtay 12. HD. T:20.11.2024, E:2024/4898, K:2024/9637</span>). <br />
<br />
<br />
*********<br />
<br />
<br />
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun; "Adres Değiştirmenin Bildirilmesi Mecburiyeti" başlıklı 35. maddesinin 4. fıkrasına göre; "Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmi kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır." Tüzel kişilerin adreslerinin ara statü, sicil, tüzük ve kuruluş senedi gibi resmi kayıtlarda belirli olması sebebi ile meçhul olması söz konusu değildir.<br />
<br />
Borçlu şirketin ticaret siciline bildirdiği adresine çıkartılan tebligat, adresin kapalı olması veya bu adresten taşınmış bulunması nedeni ile tebliğ edilemeden iade edilmiş ise, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesinin ikinci fıkrasına göre, tebliği çıkaran merci, şirketin ticaret sicil adresine tebligat yapılmasını talep eder. Bu durumda tebliğ evrakının bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.<br />
 <br />
Somut olayda, b<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">orçlu şirketin ticaret sicil adresine gönderilen ödeme emri tebligatının "Gösterilen adrese gidildi. Komşusu R. Cırdı'nın sözlü beyanına göre muhatap ismen tanınmadığından mercine iade'' şeklindeki şerh ile iade edildiği, bunun üzerine icra müdürlüğünce, iade edilen tebligatla aynı adres olan, borçlunun ticaret sicili adresine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebligat işleminin yapıldığı</span> anlaşılmaktadır. <br />
<br />
Buna göre <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">yerleşik içtihatlarımız nazara alındığında, TK'nın 35. maddesine göre tebligat yapılmasına esas alınan iade tebligatın "muhatap ismen tanınmıyor" şerhi ile iadesi sebebiyle yapılan tebligat işlemi usulüne uygun değildir</span> (<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yargıtay 12. HD. T:23.05.2024, E:2023/9260, K:2024/5287</span>).<br />
<br />
<br />
*********<br />
<br />
<br />
Borçlu şirkete gönderilen <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">satış ilanı tebligatının “..adreste tanınmıyor” şerhiyle iade edildiği</span>, bu tebliğ işlemi dikkate alınarak satış ilanı ve kıymet takdir raporunun TK 35. maddeye göre tebliğ edildiği, borçlu şirketin ticaret sicil adresine TK'nın 35. maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için, bu adrese gönderilen <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">tebligatın, adresin kapalı olması ya da muhatabın adresten taşınmış olması şerhi ile tebliğ edilemeden iade edilmesinin zorunlu olduğu</span> gözönüne alındığında <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">iade edilen tebligatın; “..adreste tanınmıyor” şerhi ile iadesinin usulsüz olduğu</span> ve bu tebligat esas alınarak TK'nın 35/4. maddesine göre yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı yönündeki İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi saptaması isabetli olmakla birlikte yukarıda izah edildiği üzere değişen içtihadımız gereğince muhammen bedelin üzerinde satış olması halinde dahi bu hususun fesih sebebi olarak nazara alınması gerektiği nedenle 312 Ada 505 Parselde kayıtlı 19 numaralı bağımsız bölüm yönünden de ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir (<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yargıtay 12. HD. T:23.01.2024. E:2023/9578, K:2024/701</span>).<br />
<br />
<br />
********<br />
<br />
<br />
Davacı/borçlu şirketin ticaret sicil adresine TK'nun 35. maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için, bu adrese gönderilen <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">tebligatın, adresin kapalı olması ya da muhatabın adresten taşınmış olması şerhi ile tebliğ edilemeden iade edilmesi zorunlu olduğu</span> halde, şikayete konu ödeme emri tebliğ tarihinden önce, borçlu şirketin ticaret sicil adresine çıkarılıp tebliğ edilmeden iade edilen tebligatın tanınmadığından bahisle iadesi usulsüz olduğundan, bu tebligat esas alınarak TK'nın 35/4. maddesine göre yapılan ödeme emri tebligatı da usulüne uygun değildir.<br />
<br />
İlk derece mahkemesince TK'nın 35. maddesine göre tebligat yapılabilmesi için gerekli koşullar kararda gösterilmiş, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">borçlu şirketin adresten taşınması veya adresin kapalı olması nedeni ile tebligatın yapılamamış olması gerektiği</span> gerekçede belirtilmiştir. Her ne kadar ilk derece mahkemesi karar gerekçesinde <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">tebliğ tarihi itibarıyla borçlu şirketin sicilde kayıtlı adresinin değiştiği, dolayısıyla eski adrese yapılan tebliğin bu yönden de usulsüz olduğu</span> sonucuna varmış ise de sözkonusu gerekçenin TTK'nın 36/1. maddesine aykırı olması tebliğin usulüne uygun olması sonucunu doğurmamaktadır. Zira az yukarıda belirtildiği üzere, borçlu şirketin ticaret sicil adresine çıkarılan tebligatın tanınmadığından bahisle iadesi usulsüz olduğundan, bu tebligat esas alınarak TK'nun 35/4. maddesine göre yapılan 17.08.2021 tarihli ödeme emri tebligatı da usulsüzdür (<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İstanbul BAM 23. HD. T:26/12/2022, E:2021/3814, K:2022/3147, Yargıtay 12. HD. T:24.01.2024, E:2023/3855, K:2024/761</span>).</div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İcra müdürünün bononun kambiyo vasfını değerlendirme yetkisi bulunmaktadır.]]></title>
			<link>https://gidenler.me/thread-471.html</link>
			<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 11:59:04 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://gidenler.me/member.php?action=profile&uid=2">Hasan</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://gidenler.me/thread-471.html</guid>
			<description><![CDATA[İİK’nun 168/1. maddesinde; “İcra memuru senedin kambiyo senedi olduğunu ve vadesinin geldiğini görürse, borçluya senet sureti ile birlikte hemen bir ödeme emri gönderir.” hükmüne yer verilmiştir.<br />
<br />
Somut olayda, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">icra müdürünün bononun kambiyo vasfını değerlendirme yetkisi bulunmakta olup</span>, ilk derece mahkemesince, bu hüküm doğrultusunda icra müdürlüğünün değerlendirmesi denetlenerek şikayet konusu bononun kambiyo vasfı taşıyıp taşımadığı incelenmek suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir (<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yargıtay 12. HD. T:14.12.2022, E:2022/6462, K:2022/13370</span>).]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[İİK’nun 168/1. maddesinde; “İcra memuru senedin kambiyo senedi olduğunu ve vadesinin geldiğini görürse, borçluya senet sureti ile birlikte hemen bir ödeme emri gönderir.” hükmüne yer verilmiştir.<br />
<br />
Somut olayda, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">icra müdürünün bononun kambiyo vasfını değerlendirme yetkisi bulunmakta olup</span>, ilk derece mahkemesince, bu hüküm doğrultusunda icra müdürlüğünün değerlendirmesi denetlenerek şikayet konusu bononun kambiyo vasfı taşıyıp taşımadığı incelenmek suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir (<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yargıtay 12. HD. T:14.12.2022, E:2022/6462, K:2022/13370</span>).]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Duran takibin kısa karar ile devamının sağlanması olanaklı değildir]]></title>
			<link>https://gidenler.me/thread-470.html</link>
			<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 11:56:54 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://gidenler.me/member.php?action=profile&uid=2">Hasan</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://gidenler.me/thread-470.html</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/116 Esas sayılı dosyasında itirazın kaldırılması ve tahliye isteminin kabulüne yönelik <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">kısa kararın alacaklı tarafça icra takip dosyasına sunularak haciz yapılması talep edildiği, icra müdürlüğünce talebin kabul edilerek</span> hacizlerin de bu talep doğrultusunda yapıldığı anlaşılmaktadır. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İtirazın kaldırılması ile ilgili kısa karara ilişkin duruşma tutanağı HMK'nun 297 maddesindeki unsurları taşımadığı ve dolayısıyla itirazın kaldırılmasına dair ilam niteliğinde sayılamayacağı için gerekçeli karar ibraz edilmeden, duran takibin kısa karar ile devamının sağlanması olanaklı değildir.</span> (Benzer husus Yargıtay 12. HD'nin 03.11.2015 tarih 2015/14374 Esas ve 2015/26544 Karar sayılı kararı) Bu kapsamda şikayetin kabulü ile kısa karara dayalı olarak tesis edilen müdürlük kararının iptali ile hacizlerin kaldırılmasına karar vermek gerektiği... (<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gaziantep BAM 12.HD.T:31/05/2023, E:2022/2853,K: 2023/814-Kesin Karar</span>)<br />
<br />
İtirazın iptali ile ilgili kısa karara ilişkin duruşma tutanağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesindeki unsurları taşımadığı ve dolayısıyla itirazın iptaline dair ilam niteliğinde sayılamayacağı için, gerekçeli karar ibraz edilmeden, duran takibin kısa karar ile devamının sağlanması olanaklı değildir (<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yargıtay 12.HD.T: 01/03/2017, E:2016/11783, K:2017/2988</span>)<br />
<br />
Somut olayda, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/*** Esas, sayılı itirazın iptali isteminin kabulüne yönelik kısa kararın icra takip dosyasına sunularak, dosyanın yenilenmesi ile haciz  yapılması talep olunmuş,  talep doğrultusunda işlem yapıldığı görülmüştür. İtirazın iptali ile ilgili kısa karara ilişkin duruşma tutanağı HMK'nun 297. maddesindeki unsurları taşımadığı ve dolayısıyla itirazın iptaline dair ilam niteliğinde sayılamayacağı için gerekçeli karar ibraz edilmeden, duran takibin kısa karar ile devamının sağlanması olanaklı değildir (<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yargıtay 12.HD.T: 01/12/2015, E:2015/19555, K:2015/29959</span>)</div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/116 Esas sayılı dosyasında itirazın kaldırılması ve tahliye isteminin kabulüne yönelik <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">kısa kararın alacaklı tarafça icra takip dosyasına sunularak haciz yapılması talep edildiği, icra müdürlüğünce talebin kabul edilerek</span> hacizlerin de bu talep doğrultusunda yapıldığı anlaşılmaktadır. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İtirazın kaldırılması ile ilgili kısa karara ilişkin duruşma tutanağı HMK'nun 297 maddesindeki unsurları taşımadığı ve dolayısıyla itirazın kaldırılmasına dair ilam niteliğinde sayılamayacağı için gerekçeli karar ibraz edilmeden, duran takibin kısa karar ile devamının sağlanması olanaklı değildir.</span> (Benzer husus Yargıtay 12. HD'nin 03.11.2015 tarih 2015/14374 Esas ve 2015/26544 Karar sayılı kararı) Bu kapsamda şikayetin kabulü ile kısa karara dayalı olarak tesis edilen müdürlük kararının iptali ile hacizlerin kaldırılmasına karar vermek gerektiği... (<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gaziantep BAM 12.HD.T:31/05/2023, E:2022/2853,K: 2023/814-Kesin Karar</span>)<br />
<br />
İtirazın iptali ile ilgili kısa karara ilişkin duruşma tutanağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesindeki unsurları taşımadığı ve dolayısıyla itirazın iptaline dair ilam niteliğinde sayılamayacağı için, gerekçeli karar ibraz edilmeden, duran takibin kısa karar ile devamının sağlanması olanaklı değildir (<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yargıtay 12.HD.T: 01/03/2017, E:2016/11783, K:2017/2988</span>)<br />
<br />
Somut olayda, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/*** Esas, sayılı itirazın iptali isteminin kabulüne yönelik kısa kararın icra takip dosyasına sunularak, dosyanın yenilenmesi ile haciz  yapılması talep olunmuş,  talep doğrultusunda işlem yapıldığı görülmüştür. İtirazın iptali ile ilgili kısa karara ilişkin duruşma tutanağı HMK'nun 297. maddesindeki unsurları taşımadığı ve dolayısıyla itirazın iptaline dair ilam niteliğinde sayılamayacağı için gerekçeli karar ibraz edilmeden, duran takibin kısa karar ile devamının sağlanması olanaklı değildir (<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yargıtay 12.HD.T: 01/12/2015, E:2015/19555, K:2015/29959</span>)</div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Belediyenin Taraf Olduğu Takiplerde Belediyeyi Başkan Temsil Eder]]></title>
			<link>https://gidenler.me/thread-469.html</link>
			<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 11:52:34 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://gidenler.me/member.php?action=profile&uid=2">Hasan</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://gidenler.me/thread-469.html</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">T.C.<br />
YARGITAY<br />
12. Hukuk Dairesi<br />
                                                                           <br />
<br />
ESAS NO   : 2015/27868<br />
KARAR NO: 2016/4232</span></div>
<br />
<br />
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:<br />
<br />
Alacaklı vekili; .. Büyükşehir Belediye Başkalığı aleyhine genel haciz yolu ile başlattığı takipte anılan belediye başkanlığı adına ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı İşletme ve İştirakler Daire Başkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı Vekilinin takibe itiraz ettiğini, takibin durdurulduğunu, bu şahsın belediyeyi temsil yetkisi olmadığından yaptığı itirazın geçersiz olduğunu belirterek icra müdürlüğünün durdurmaya ilişkin işleminin kaldırılmasına karar verilmesini şikayet yoluyla talep etmiştir.<br />
<br />
İcra takibi borçlu ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı hakkında başlatıldığından, belediyenin taraf olduğu bu takipte belediyeyi 5393 Sayılı Belediye Kanununun 38/c maddesi uyarınca Belediye Başkanı temsil eder. Belediye Başkanı kanundan doğan bu yetkisini kullanması için bir vekil atayabilir. Takip işlemi Avukatlık Kanunun 35. maddesi uyarınca adli işlem niteliğini taşıdığından bu vekilin baroda yazılı avukat olması gerekir. Belediye Başkanı bu yetkisini herhangi bir sözleşme veya yönetmelik ile Genel Sekreter Yardımcı Vekiline devredemez.<br />
<br />
O halde mahkemece, 5018 Sayılı Yasanın 11. maddesi de değerlendirilerek takibe itiraz edenin bu hususta yetkili olup olmadığı duruşma açılarak yöntemince araştırılması gerekirken dosya üzerinden şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir.<br />
<br />
SONUÇ  : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">T.C.<br />
YARGITAY<br />
12. Hukuk Dairesi<br />
                                                                           <br />
<br />
ESAS NO   : 2015/27868<br />
KARAR NO: 2016/4232</span></div>
<br />
<br />
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:<br />
<br />
Alacaklı vekili; .. Büyükşehir Belediye Başkalığı aleyhine genel haciz yolu ile başlattığı takipte anılan belediye başkanlığı adına ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı İşletme ve İştirakler Daire Başkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı Vekilinin takibe itiraz ettiğini, takibin durdurulduğunu, bu şahsın belediyeyi temsil yetkisi olmadığından yaptığı itirazın geçersiz olduğunu belirterek icra müdürlüğünün durdurmaya ilişkin işleminin kaldırılmasına karar verilmesini şikayet yoluyla talep etmiştir.<br />
<br />
İcra takibi borçlu ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı hakkında başlatıldığından, belediyenin taraf olduğu bu takipte belediyeyi 5393 Sayılı Belediye Kanununun 38/c maddesi uyarınca Belediye Başkanı temsil eder. Belediye Başkanı kanundan doğan bu yetkisini kullanması için bir vekil atayabilir. Takip işlemi Avukatlık Kanunun 35. maddesi uyarınca adli işlem niteliğini taşıdığından bu vekilin baroda yazılı avukat olması gerekir. Belediye Başkanı bu yetkisini herhangi bir sözleşme veya yönetmelik ile Genel Sekreter Yardımcı Vekiline devredemez.<br />
<br />
O halde mahkemece, 5018 Sayılı Yasanın 11. maddesi de değerlendirilerek takibe itiraz edenin bu hususta yetkili olup olmadığı duruşma açılarak yöntemince araştırılması gerekirken dosya üzerinden şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir.<br />
<br />
SONUÇ  : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yargıtay Kararları Işığında Borca ve Yetkiye İtiraz]]></title>
			<link>https://gidenler.me/thread-468.html</link>
			<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 11:26:10 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://gidenler.me/member.php?action=profile&uid=2">Hasan</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://gidenler.me/thread-468.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yargıtay Kararları Işığında Borca ve Yetkiye İtiraz / Coşkun IŞIKDEMİR</span><br />
<br />
İcra takibi, borçlunun borcunu herhangi bir sebeple ödememesi halinde alacaklının bu borcu devlet gücü ile tahsil etmek üzere icra dairelerinde açtığı dosyaya ilişkin işlemlerdir.<br />
<br />
İlamlı ve ilamsız olmak üzere iki türe ayrılan icra takiplerinin ilamsız takipler türünde genel haciz yoluyla takip şekli bulunmaktadır. Tebliğde ödeme emrinin yer aldığı örnek numarası ile Örnek 7 olarak da adlandırılan bu takip şekli herhangi bir senede, sözleşmeye, belgeye dayanmaksızın yürütülür.<br />
<br />
Her icra takibi başlatan alacaklının kesin olarak haklı olduğundan bahsedilemez. Alacağını daha önce kısmen ya da tamamen tahsil ettiği hâlde veya hiç alacağı olmadığı hâlde icra takibi başlatan kişilere rastlamamız da mümkün olabilir. Çünkü yukarıda belirttiğimiz üzere genel haciz yoluyla takip şeklinde herhangi bir belgeye dayanmaksızın icra takibi başlatılabildiği için günümüzde bu takip şeklinin dolandırıcılık yöntemi olarak kullanıldığına dahi rastlamaktayız.<br />
<br />
Bununla birlikte ilamsız takiplere ilişkin genel yetki kurallarında borçlunun 4721 sayılı Medeni Kanun'un 19-22 maddeleri gereğince yerleşim yeri sayılan yerdeki icra dairesi yetkili icra dairesidir. Bu nedenle icra takibinin borçlunun yerleşim yeri yargı sınırları çevresinde bulunan icra dairesinde başlatılması gerekir.<br />
<br />
Kendisine icra takibi başlatılan borçlunun borcun bir kısmını veya tamamını ödediğine, alacaklıya hiç borcu bulunmadığına veya takibin yerleşim yeri dışında bir icra dairesinde açılmış olduğuna itiraz etme hakkı bulunmaktadır.<br />
<br />
İtiraz; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 62'nci maddesinde düzenlenmiş olup borçlu, ödeme emrinin kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren yedi gün içerisinde yazılı veya sözlü olarak yapılmalıdır. Tebliğ edilen gün hesaplamaya dâhil edilmez. İtiraz süresinin son günü hafta sonuna ya da resmi tatile denk gelirse hafta sonundan ya da resmi tatilden sonraki ilk iş günü son gün sayılır.<br />
<br />
İtiraz dilekçeyle veya sözlü olarak bizzat ilgili icra dairesine yapılabileceği gibi itiraz dilekçesi posta yoluyla veya telgrafla da icra dairesine gönderilebilir. Ancak böyle bir durumda dilekçenin postaya verildiği tarihte değil postanın icra dairesine ulaştığı tarihte itiraz edilmiş sayılır. (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi – 1988/6271 Esas 1988/3774 Karar)<br />
<br />
Yani posta veya kargo yoluyla gönderilen itiraz dilekçesinin yedi günlük yasal süre içerisinde icra dairesine teslim edilmiş olması gerekir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1) Yetkiye İtiraz</span><br />
<br />
İcra takiplerinde yetki belirlemesi İcra ve İflas Kanunu'nun 50'nci maddesi yollaması ile 1086 sayılı (eski) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun hükümlerine göre yapılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 447'nci maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca mevzuatta yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı Kanun'a yapılan yollamalar 6100 sayılı Kanun'un bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.<br />
<br />
İcra takibi borçlunun yerleşim yerinden başka bir yer icra dairesinde başlatılmış olabilir.<br />
<br />
Böyle bir durumda kendisine icra dairesi tarafından ödeme emri tebliğ edilen borçlunun borcun tamamına veya bir kısmına itirazı var ise bu itirazı ile beraber ayrıca yetkiye itiraz edebilecektir.<br />
<br />
Borcun aslına ve vasfına dair bir itirazı bulunmasa dahi yalnızca yetkiye de itiraz edilebilir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – 2006/14593 Esas 2008/1315 Karar)<br />
<br />
Ancak yetkiye itiraz edilirken de dikkat edilmesi gereken hususlar vardır.<br />
<br />
HMK'nın 19/2 maddesi uyarınca; borçlu, yetki itirazında yetkili icra dairesinin hangisi olduğunu bildirmek zorundadır. Aksi takdirde, yetki itirazı geçersizdir. Borçlular itiraz dilekçelerinde, icra dairesinin yetkisiz olduğunu belirtmekle yetinip yetkili icra dairesini göstermediklerinden usulüne uygun olarak yapılmış bir yetki itirazının varlığından söz edilemez. (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi – 2014/28861 Esas 2014/26579 Karar)<br />
<br />
Buradan anlaşıldığı üzere borçlu itirazda bulunurken beyanen "Takip yetkisiz icra dairesinde başlatılmıştır. Yetkili icra dairesi ... İcra Dairesi'dir. Bu nedenle yetkiye itiraz ediyorum" demeli ve takibin başlatılması gereken icra dairesini göstermelidir. Yani borçlu icra dairesinin yetkisine itirazda bulunurken yetkili icra dairesinin hangi icra dairesi olduğunu açıkça beyan etmelidir. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi – 2016/26168 Esas 2017/12357 Karar)<br />
<br />
Son olarak itiraz süresi geçtikten sonra icra dairesine yapılan veya itiraz süresi içerisinde olsa dahi icra mahkemesine yapılan yetki itirazı geçerli olmaz. (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi - 2003/20276 Esas 2003/23037 Karar)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2) Borcun Tamamına İtiraz</span><br />
<br />
Aleyhinde icra takibi başlatılan borçlu alacaklıya hiç borcu bulunmadığı ya da borcun tamamını takipten önce ödediği itirazında bulunabilir.<br />
<br />
İtiraz etmek isteyen borçlu, itirazını ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. İtiraz, takibi yapan icra dairesinden başka bir icra dairesine yapıldığı takdirde bu daire gereken masrafı itirazla birlikte alarak itirazı derhal yetkili icra dairesine gönderir. (İcra ve İflas Kanunu – Madde 62)<br />
<br />
Anılan maddede (İİK 62) itiraz dilekçesinin itiraz eden borçlu tarafından bizzat icra dairesine getirilip tesliminin zorunlu olduğu yönünde bir hüküm bulunmamaktadır. Önemli olan borçlunun dilekçe altında kendisine atfen atılan imzaya karşı çıkmamasıdır. (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi – 2005/12499 Esas 2005/16234 Karar)<br />
<br />
Borçlu tarafından itiraz dilekçesinin doğrudan posta ile gönderilmesi hâlinde itiraz edilmesine esas alınacak tarih gönderme tarihi değil postanın icra dairesine ulaşma tarihidir. (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi – 1989/8135 Esas 1990/1049 Karar)<br />
<br />
Borca itiraz ederken itiraz dilekçesinde sebep bildirmek mecburiyeti bulunmamaktadır. Bununla birlikte itiraz dilekçesinde sebep bildirilmediği takdirde itirazın kaldırılması duruşmasında itiraz sebepleri ileri sürülebilir. (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi - 2002/13713 Esas 2002/14106 Karar)<br />
<br />
Borcun tamamına itiraz hâlinde borçlunun sebep bildirmesi gerekmediği gibi itirazında belli bir sözcüğü kullanması da zorunlu değildir. Önemli olan yasal süre içerisinde şahsen veya yetkili kişiler eliyle itiraz iradesinin ortaya konulmasıdır.<br />
<br />
Yani itirazın yazılı yapılması hâlinde borçlunun "borçlu değilim", "borcum yoktur", "alacaklının takibe yetkisi yoktur", "itiraz ediyorum", "borçtan sorumlu değilim" ve sair şekilde itiraz istemini dile getiren, itiraz iradesini ortaya koyan sözcüklerin kullanılması ya da sözcüklerin anlamına bakılmaksızın dilekçe verenin maksat ve isteği göz önünde tutulmalıdır. Borçlunun dilekçesinden genel olarak borca itiraz iradesi çıkarılabiliyorsa bu geçerli bir itiraz olarak kabul edilmelidir. Bu konuda kuşkuya düşülmesi hâlinde dahi borçlu lehine hareket edilmelidir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu – 2009/12-185 Esas 2009/182 Karar)<br />
<br />
Son olarak Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre alacaklının talebi üzerine borçluya ikinci kez ödeme emrinin tebliğ edilmesi borçluya yeniden itiraz etme olanağı tanımaktadır.<br />
<br />
Borçlu tarafından birinci sefer tebliğ edilen ödeme emrine itiraz edilmemiş olsa dahi ikinci kez tebliğ edilen ödeme emrine itiraz edilebilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3) Borca Kısmen İtiraz</span><br />
<br />
Aleyhinde icra takibi başlatılan borçlu alacaklıya borcunun bulunduğunu ancak bu borcun bir kısmını takipten önce ödemiş olduğunu iddia ederek itirazda bulunabilir.<br />
<br />
Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısmının cihet ve miktarını açıkça göstermesi gerektiğidir. Aksi takdirde itiraz edilmemiş sayılır. (İcra ve İflas Kanunu – Madde 62)<br />
<br />
Yani borcun tamamına itiraz ederken şekli sözcüklerin veya sebep bildirmenin mecbur olmamasının aksine yetki itirazında bulunurken yetkili icra dairesinin açıkça gösterilmesi mecburiyeti gibi itiraz edilen ve kabul edilen kısmın açıkça gösterilmesi gerekir. (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi – 2013/17000 Esas 2013/25257 Karar)<br />
<br />
Örneğin; 10.000,00 Türk Lirasının tahsili talebiyle hakkında icra takibi başlatılan borçlunun takip öncesinde bu borcun 5.000,00 Türk Lirasını alacaklıya ödediğine ilişkin itirazda bulunurken "benim bu kadar borcum yoktur" demesi yeterli değildir. Açıkça "Benim 10.000,00 Türk Lirası borcum yoktur, bu borcun 5.000,00 Türk Lirasını ödedim, takibin 5.000,00 Türk Lirasına ilişkin kısmına itiraz ediyorum" demesi gerekmektedir.<br />
<br />
<div><span style="background-color: #ffcc66;">&nbsp;&nbsp;<b><span style="color: maroon;">Bkz: </span></b><b><a href="https://www.forumadalet.net/index.php?topic=110955.0" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Kaynak</a></b>&nbsp;&nbsp;<img alt="URL'ye Git" src="admin/styles/default/images/icons/logout.png" /></span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yargıtay Kararları Işığında Borca ve Yetkiye İtiraz / Coşkun IŞIKDEMİR</span><br />
<br />
İcra takibi, borçlunun borcunu herhangi bir sebeple ödememesi halinde alacaklının bu borcu devlet gücü ile tahsil etmek üzere icra dairelerinde açtığı dosyaya ilişkin işlemlerdir.<br />
<br />
İlamlı ve ilamsız olmak üzere iki türe ayrılan icra takiplerinin ilamsız takipler türünde genel haciz yoluyla takip şekli bulunmaktadır. Tebliğde ödeme emrinin yer aldığı örnek numarası ile Örnek 7 olarak da adlandırılan bu takip şekli herhangi bir senede, sözleşmeye, belgeye dayanmaksızın yürütülür.<br />
<br />
Her icra takibi başlatan alacaklının kesin olarak haklı olduğundan bahsedilemez. Alacağını daha önce kısmen ya da tamamen tahsil ettiği hâlde veya hiç alacağı olmadığı hâlde icra takibi başlatan kişilere rastlamamız da mümkün olabilir. Çünkü yukarıda belirttiğimiz üzere genel haciz yoluyla takip şeklinde herhangi bir belgeye dayanmaksızın icra takibi başlatılabildiği için günümüzde bu takip şeklinin dolandırıcılık yöntemi olarak kullanıldığına dahi rastlamaktayız.<br />
<br />
Bununla birlikte ilamsız takiplere ilişkin genel yetki kurallarında borçlunun 4721 sayılı Medeni Kanun'un 19-22 maddeleri gereğince yerleşim yeri sayılan yerdeki icra dairesi yetkili icra dairesidir. Bu nedenle icra takibinin borçlunun yerleşim yeri yargı sınırları çevresinde bulunan icra dairesinde başlatılması gerekir.<br />
<br />
Kendisine icra takibi başlatılan borçlunun borcun bir kısmını veya tamamını ödediğine, alacaklıya hiç borcu bulunmadığına veya takibin yerleşim yeri dışında bir icra dairesinde açılmış olduğuna itiraz etme hakkı bulunmaktadır.<br />
<br />
İtiraz; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 62'nci maddesinde düzenlenmiş olup borçlu, ödeme emrinin kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren yedi gün içerisinde yazılı veya sözlü olarak yapılmalıdır. Tebliğ edilen gün hesaplamaya dâhil edilmez. İtiraz süresinin son günü hafta sonuna ya da resmi tatile denk gelirse hafta sonundan ya da resmi tatilden sonraki ilk iş günü son gün sayılır.<br />
<br />
İtiraz dilekçeyle veya sözlü olarak bizzat ilgili icra dairesine yapılabileceği gibi itiraz dilekçesi posta yoluyla veya telgrafla da icra dairesine gönderilebilir. Ancak böyle bir durumda dilekçenin postaya verildiği tarihte değil postanın icra dairesine ulaştığı tarihte itiraz edilmiş sayılır. (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi – 1988/6271 Esas 1988/3774 Karar)<br />
<br />
Yani posta veya kargo yoluyla gönderilen itiraz dilekçesinin yedi günlük yasal süre içerisinde icra dairesine teslim edilmiş olması gerekir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1) Yetkiye İtiraz</span><br />
<br />
İcra takiplerinde yetki belirlemesi İcra ve İflas Kanunu'nun 50'nci maddesi yollaması ile 1086 sayılı (eski) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun hükümlerine göre yapılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 447'nci maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca mevzuatta yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı Kanun'a yapılan yollamalar 6100 sayılı Kanun'un bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.<br />
<br />
İcra takibi borçlunun yerleşim yerinden başka bir yer icra dairesinde başlatılmış olabilir.<br />
<br />
Böyle bir durumda kendisine icra dairesi tarafından ödeme emri tebliğ edilen borçlunun borcun tamamına veya bir kısmına itirazı var ise bu itirazı ile beraber ayrıca yetkiye itiraz edebilecektir.<br />
<br />
Borcun aslına ve vasfına dair bir itirazı bulunmasa dahi yalnızca yetkiye de itiraz edilebilir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – 2006/14593 Esas 2008/1315 Karar)<br />
<br />
Ancak yetkiye itiraz edilirken de dikkat edilmesi gereken hususlar vardır.<br />
<br />
HMK'nın 19/2 maddesi uyarınca; borçlu, yetki itirazında yetkili icra dairesinin hangisi olduğunu bildirmek zorundadır. Aksi takdirde, yetki itirazı geçersizdir. Borçlular itiraz dilekçelerinde, icra dairesinin yetkisiz olduğunu belirtmekle yetinip yetkili icra dairesini göstermediklerinden usulüne uygun olarak yapılmış bir yetki itirazının varlığından söz edilemez. (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi – 2014/28861 Esas 2014/26579 Karar)<br />
<br />
Buradan anlaşıldığı üzere borçlu itirazda bulunurken beyanen "Takip yetkisiz icra dairesinde başlatılmıştır. Yetkili icra dairesi ... İcra Dairesi'dir. Bu nedenle yetkiye itiraz ediyorum" demeli ve takibin başlatılması gereken icra dairesini göstermelidir. Yani borçlu icra dairesinin yetkisine itirazda bulunurken yetkili icra dairesinin hangi icra dairesi olduğunu açıkça beyan etmelidir. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi – 2016/26168 Esas 2017/12357 Karar)<br />
<br />
Son olarak itiraz süresi geçtikten sonra icra dairesine yapılan veya itiraz süresi içerisinde olsa dahi icra mahkemesine yapılan yetki itirazı geçerli olmaz. (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi - 2003/20276 Esas 2003/23037 Karar)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2) Borcun Tamamına İtiraz</span><br />
<br />
Aleyhinde icra takibi başlatılan borçlu alacaklıya hiç borcu bulunmadığı ya da borcun tamamını takipten önce ödediği itirazında bulunabilir.<br />
<br />
İtiraz etmek isteyen borçlu, itirazını ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. İtiraz, takibi yapan icra dairesinden başka bir icra dairesine yapıldığı takdirde bu daire gereken masrafı itirazla birlikte alarak itirazı derhal yetkili icra dairesine gönderir. (İcra ve İflas Kanunu – Madde 62)<br />
<br />
Anılan maddede (İİK 62) itiraz dilekçesinin itiraz eden borçlu tarafından bizzat icra dairesine getirilip tesliminin zorunlu olduğu yönünde bir hüküm bulunmamaktadır. Önemli olan borçlunun dilekçe altında kendisine atfen atılan imzaya karşı çıkmamasıdır. (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi – 2005/12499 Esas 2005/16234 Karar)<br />
<br />
Borçlu tarafından itiraz dilekçesinin doğrudan posta ile gönderilmesi hâlinde itiraz edilmesine esas alınacak tarih gönderme tarihi değil postanın icra dairesine ulaşma tarihidir. (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi – 1989/8135 Esas 1990/1049 Karar)<br />
<br />
Borca itiraz ederken itiraz dilekçesinde sebep bildirmek mecburiyeti bulunmamaktadır. Bununla birlikte itiraz dilekçesinde sebep bildirilmediği takdirde itirazın kaldırılması duruşmasında itiraz sebepleri ileri sürülebilir. (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi - 2002/13713 Esas 2002/14106 Karar)<br />
<br />
Borcun tamamına itiraz hâlinde borçlunun sebep bildirmesi gerekmediği gibi itirazında belli bir sözcüğü kullanması da zorunlu değildir. Önemli olan yasal süre içerisinde şahsen veya yetkili kişiler eliyle itiraz iradesinin ortaya konulmasıdır.<br />
<br />
Yani itirazın yazılı yapılması hâlinde borçlunun "borçlu değilim", "borcum yoktur", "alacaklının takibe yetkisi yoktur", "itiraz ediyorum", "borçtan sorumlu değilim" ve sair şekilde itiraz istemini dile getiren, itiraz iradesini ortaya koyan sözcüklerin kullanılması ya da sözcüklerin anlamına bakılmaksızın dilekçe verenin maksat ve isteği göz önünde tutulmalıdır. Borçlunun dilekçesinden genel olarak borca itiraz iradesi çıkarılabiliyorsa bu geçerli bir itiraz olarak kabul edilmelidir. Bu konuda kuşkuya düşülmesi hâlinde dahi borçlu lehine hareket edilmelidir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu – 2009/12-185 Esas 2009/182 Karar)<br />
<br />
Son olarak Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre alacaklının talebi üzerine borçluya ikinci kez ödeme emrinin tebliğ edilmesi borçluya yeniden itiraz etme olanağı tanımaktadır.<br />
<br />
Borçlu tarafından birinci sefer tebliğ edilen ödeme emrine itiraz edilmemiş olsa dahi ikinci kez tebliğ edilen ödeme emrine itiraz edilebilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3) Borca Kısmen İtiraz</span><br />
<br />
Aleyhinde icra takibi başlatılan borçlu alacaklıya borcunun bulunduğunu ancak bu borcun bir kısmını takipten önce ödemiş olduğunu iddia ederek itirazda bulunabilir.<br />
<br />
Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısmının cihet ve miktarını açıkça göstermesi gerektiğidir. Aksi takdirde itiraz edilmemiş sayılır. (İcra ve İflas Kanunu – Madde 62)<br />
<br />
Yani borcun tamamına itiraz ederken şekli sözcüklerin veya sebep bildirmenin mecbur olmamasının aksine yetki itirazında bulunurken yetkili icra dairesinin açıkça gösterilmesi mecburiyeti gibi itiraz edilen ve kabul edilen kısmın açıkça gösterilmesi gerekir. (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi – 2013/17000 Esas 2013/25257 Karar)<br />
<br />
Örneğin; 10.000,00 Türk Lirasının tahsili talebiyle hakkında icra takibi başlatılan borçlunun takip öncesinde bu borcun 5.000,00 Türk Lirasını alacaklıya ödediğine ilişkin itirazda bulunurken "benim bu kadar borcum yoktur" demesi yeterli değildir. Açıkça "Benim 10.000,00 Türk Lirası borcum yoktur, bu borcun 5.000,00 Türk Lirasını ödedim, takibin 5.000,00 Türk Lirasına ilişkin kısmına itiraz ediyorum" demesi gerekmektedir.<br />
<br />
<div><span style="background-color: #ffcc66;">&nbsp;&nbsp;<b><span style="color: maroon;">Bkz: </span></b><b><a href="https://www.forumadalet.net/index.php?topic=110955.0" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Kaynak</a></b>&nbsp;&nbsp;<img alt="URL'ye Git" src="admin/styles/default/images/icons/logout.png" /></span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Başucu Kaynakları]]></title>
			<link>https://gidenler.me/thread-13.html</link>
			<pubDate>Sat, 27 Jan 2024 10:17:25 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://gidenler.me/member.php?action=profile&uid=2">Hasan</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://gidenler.me/thread-13.html</guid>
			<description><![CDATA[Merhaba arkadaşlar,<br />
<br />
Adalet Bakanlığı Eğitim Daire Başkanlığının Aday Memurlar için hazırladığı eğitim kitaplarıdır. Umarım benim gibi bu bölümden mezun olanların faydasına olacaktır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1. İnsan Hakları:</span> <!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://gidenler.me/images/attachtypes/pdf.png" title="Adobe Acrobat PDF" border="0" alt=".pdf" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=3" target="_blank" title="İNSAN HAKLARI.pdf">İNSAN HAKLARI.pdf</a>
<img src="/images/v2/link_icon.png" alt="link" height="10" width="10" /> (Dosya Boyutu: 1.08 MB / İndirme Sayısı: 525)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2. Resmi Yazışma Kuralları: </span><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://gidenler.me/images/attachtypes/pdf.png" title="Adobe Acrobat PDF" border="0" alt=".pdf" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=4" target="_blank" title="RESMİ YAZIŞMA KURALLARI.pdf">RESMİ YAZIŞMA KURALLARI.pdf</a>
<img src="/images/v2/link_icon.png" alt="link" height="10" width="10" /> (Dosya Boyutu: 1.76 MB / İndirme Sayısı: 320)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu:</span> <!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://gidenler.me/images/attachtypes/pdf.png" title="Adobe Acrobat PDF" border="0" alt=".pdf" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=6" target="_blank" title="657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNU.pdf">657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNU.pdf</a>
<img src="/images/v2/link_icon.png" alt="link" height="10" width="10" /> (Dosya Boyutu: 1.13 MB / İndirme Sayısı: 464)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4. Adli ve İdari Yargı Adalat Komisyonlarının yapısı ve işleyişi:</span> <!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://gidenler.me/images/attachtypes/pdf.png" title="Adobe Acrobat PDF" border="0" alt=".pdf" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=7" target="_blank" title="ADLİ VE İDARİ YARGI ADALET KOMİSYONLARININ YAPISI VE İŞLEYİŞİ.pdf">ADLİ VE İDARİ YARGI ADALET KOMİSYONLARININ YAPISI VE İŞLEYİŞİ.pdf</a>
<img src="/images/v2/link_icon.png" alt="link" height="10" width="10" /> (Dosya Boyutu: 568.42 KB / İndirme Sayısı: 395)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5. Anayasa Hukuku:</span> <!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://gidenler.me/images/attachtypes/pdf.png" title="Adobe Acrobat PDF" border="0" alt=".pdf" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=8" target="_blank" title="ANAYASA HUKUKU.pdf">ANAYASA HUKUKU.pdf</a>
<img src="/images/v2/link_icon.png" alt="link" height="10" width="10" /> (Dosya Boyutu: 841.49 KB / İndirme Sayısı: 412)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">6. Ceza Muhakemesi Hukuku:</span> <!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://gidenler.me/images/attachtypes/pdf.png" title="Adobe Acrobat PDF" border="0" alt=".pdf" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=9" target="_blank" title="CEZA MUHAKEMESİ HUKUKU.pdf">CEZA MUHAKEMESİ HUKUKU.pdf</a>
<img src="/images/v2/link_icon.png" alt="link" height="10" width="10" /> (Dosya Boyutu: 865.67 KB / İndirme Sayısı: 714)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">7. Devlet Teşkilatı:</span> <!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://gidenler.me/images/attachtypes/pdf.png" title="Adobe Acrobat PDF" border="0" alt=".pdf" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=10" target="_blank" title="DEVLET TEŞKİLATI.pdf">DEVLET TEŞKİLATI.pdf</a>
<img src="/images/v2/link_icon.png" alt="link" height="10" width="10" /> (Dosya Boyutu: 1.11 MB / İndirme Sayısı: 622)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">8. Disiplin Soruşturması:</span> <!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://gidenler.me/images/attachtypes/pdf.png" title="Adobe Acrobat PDF" border="0" alt=".pdf" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=11" target="_blank" title="DİSİPLİN SORUŞTURMASI.pdf">DİSİPLİN SORUŞTURMASI.pdf</a>
<img src="/images/v2/link_icon.png" alt="link" height="10" width="10" /> (Dosya Boyutu: 635.24 KB / İndirme Sayısı: 618)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">9. Genel Hukuk:</span> <!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://gidenler.me/images/attachtypes/pdf.png" title="Adobe Acrobat PDF" border="0" alt=".pdf" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=12" target="_blank" title="GENEL HUKUK.pdf">GENEL HUKUK.pdf</a>
<img src="/images/v2/link_icon.png" alt="link" height="10" width="10" /> (Dosya Boyutu: 745.16 KB / İndirme Sayısı: 344)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">10. Harçlar Kanunu:</span> <!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://gidenler.me/images/attachtypes/pdf.png" title="Adobe Acrobat PDF" border="0" alt=".pdf" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=13" target="_blank" title="HARÇLAR KANUNU.pdf">HARÇLAR KANUNU.pdf</a>
<img src="/images/v2/link_icon.png" alt="link" height="10" width="10" /> (Dosya Boyutu: 720.38 KB / İndirme Sayısı: 546)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">11. İcra İflas Hukuku:</span> <!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://gidenler.me/images/attachtypes/pdf.png" title="Adobe Acrobat PDF" border="0" alt=".pdf" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=14" target="_blank" title="İCRA İFLAS KANUNU.pdf">İCRA İFLAS KANUNU.pdf</a>
<img src="/images/v2/link_icon.png" alt="link" height="10" width="10" /> (Dosya Boyutu: 800.61 KB / İndirme Sayısı: 501)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">12. İdare Hukuku:</span> <!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://gidenler.me/images/attachtypes/pdf.png" title="Adobe Acrobat PDF" border="0" alt=".pdf" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=15" target="_blank" title="İDARE HUKUKU.pdf">İDARE HUKUKU.pdf</a>
<img src="/images/v2/link_icon.png" alt="link" height="10" width="10" /> (Dosya Boyutu: 857.05 KB / İndirme Sayısı: 363)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">13. İdari Yargılama Usulü:</span> <!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://gidenler.me/images/attachtypes/pdf.png" title="Adobe Acrobat PDF" border="0" alt=".pdf" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=16" target="_blank" title="İDARİ YARGILAMA USULÜ.pdf">İDARİ YARGILAMA USULÜ.pdf</a>
<img src="/images/v2/link_icon.png" alt="link" height="10" width="10" /> (Dosya Boyutu: 775.48 KB / İndirme Sayısı: 272)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">14. Kıymetli Evrak Hukuku:</span> <!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://gidenler.me/images/attachtypes/pdf.png" title="Adobe Acrobat PDF" border="0" alt=".pdf" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=17" target="_blank" title="KIYMETLİ EVRAK HUKUKU.pdf">KIYMETLİ EVRAK HUKUKU.pdf</a>
<img src="/images/v2/link_icon.png" alt="link" height="10" width="10" /> (Dosya Boyutu: 886.73 KB / İndirme Sayısı: 534)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">15. Mali Mevzuat:</span> <!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://gidenler.me/images/attachtypes/pdf.png" title="Adobe Acrobat PDF" border="0" alt=".pdf" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=18" target="_blank" title="MALİ MEVZUAT.pdf">MALİ MEVZUAT.pdf</a>
<img src="/images/v2/link_icon.png" alt="link" height="10" width="10" /> (Dosya Boyutu: 743.26 KB / İndirme Sayısı: 145)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">16. Medeni Usül Hukuku:</span> <!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://gidenler.me/images/attachtypes/pdf.png" title="Adobe Acrobat PDF" border="0" alt=".pdf" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=19" target="_blank" title="MEDENİ USUL HUKUKU.pdf">MEDENİ USUL HUKUKU.pdf</a>
<img src="/images/v2/link_icon.png" alt="link" height="10" width="10" /> (Dosya Boyutu: 985.38 KB / İndirme Sayısı: 411)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">17. Tebligat Hukuku:</span> <!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://gidenler.me/images/attachtypes/pdf.png" title="Adobe Acrobat PDF" border="0" alt=".pdf" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=20" target="_blank" title="TEBLİGAT HUKUKU.pdf">TEBLİGAT HUKUKU.pdf</a>
<img src="/images/v2/link_icon.png" alt="link" height="10" width="10" /> (Dosya Boyutu: 726.58 KB / İndirme Sayısı: 480)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">18. Bilgisayar ve Uyap Bilişim Sistemi:</span> <!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://gidenler.me/images/attachtypes/pdf.png" title="Adobe Acrobat PDF" border="0" alt=".pdf" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=21" target="_blank" title="BİLGİSAYAR VE UYAP BİLİŞİM SİSTEMİ.pdf">BİLGİSAYAR VE UYAP BİLİŞİM SİSTEMİ.pdf</a>
<img src="/images/v2/link_icon.png" alt="link" height="10" width="10" /> (Dosya Boyutu: 4.55 MB / İndirme Sayısı: 92)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Merhaba arkadaşlar,<br />
<br />
Adalet Bakanlığı Eğitim Daire Başkanlığının Aday Memurlar için hazırladığı eğitim kitaplarıdır. Umarım benim gibi bu bölümden mezun olanların faydasına olacaktır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1. İnsan Hakları:</span> <!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://gidenler.me/images/attachtypes/pdf.png" title="Adobe Acrobat PDF" border="0" alt=".pdf" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=3" target="_blank" title="İNSAN HAKLARI.pdf">İNSAN HAKLARI.pdf</a>
<img src="/images/v2/link_icon.png" alt="link" height="10" width="10" /> (Dosya Boyutu: 1.08 MB / İndirme Sayısı: 525)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2. Resmi Yazışma Kuralları: </span><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://gidenler.me/images/attachtypes/pdf.png" title="Adobe Acrobat PDF" border="0" alt=".pdf" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=4" target="_blank" title="RESMİ YAZIŞMA KURALLARI.pdf">RESMİ YAZIŞMA KURALLARI.pdf</a>
<img src="/images/v2/link_icon.png" alt="link" height="10" width="10" /> (Dosya Boyutu: 1.76 MB / İndirme Sayısı: 320)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu:</span> <!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://gidenler.me/images/attachtypes/pdf.png" title="Adobe Acrobat PDF" border="0" alt=".pdf" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=6" target="_blank" title="657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNU.pdf">657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNU.pdf</a>
<img src="/images/v2/link_icon.png" alt="link" height="10" width="10" /> (Dosya Boyutu: 1.13 MB / İndirme Sayısı: 464)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4. Adli ve İdari Yargı Adalat Komisyonlarının yapısı ve işleyişi:</span> <!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://gidenler.me/images/attachtypes/pdf.png" title="Adobe Acrobat PDF" border="0" alt=".pdf" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=7" target="_blank" title="ADLİ VE İDARİ YARGI ADALET KOMİSYONLARININ YAPISI VE İŞLEYİŞİ.pdf">ADLİ VE İDARİ YARGI ADALET KOMİSYONLARININ YAPISI VE İŞLEYİŞİ.pdf</a>
<img src="/images/v2/link_icon.png" alt="link" height="10" width="10" /> (Dosya Boyutu: 568.42 KB / İndirme Sayısı: 395)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5. Anayasa Hukuku:</span> <!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://gidenler.me/images/attachtypes/pdf.png" title="Adobe Acrobat PDF" border="0" alt=".pdf" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=8" target="_blank" title="ANAYASA HUKUKU.pdf">ANAYASA HUKUKU.pdf</a>
<img src="/images/v2/link_icon.png" alt="link" height="10" width="10" /> (Dosya Boyutu: 841.49 KB / İndirme Sayısı: 412)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">6. Ceza Muhakemesi Hukuku:</span> <!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://gidenler.me/images/attachtypes/pdf.png" title="Adobe Acrobat PDF" border="0" alt=".pdf" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=9" target="_blank" title="CEZA MUHAKEMESİ HUKUKU.pdf">CEZA MUHAKEMESİ HUKUKU.pdf</a>
<img src="/images/v2/link_icon.png" alt="link" height="10" width="10" /> (Dosya Boyutu: 865.67 KB / İndirme Sayısı: 714)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">7. Devlet Teşkilatı:</span> <!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://gidenler.me/images/attachtypes/pdf.png" title="Adobe Acrobat PDF" border="0" alt=".pdf" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=10" target="_blank" title="DEVLET TEŞKİLATI.pdf">DEVLET TEŞKİLATI.pdf</a>
<img src="/images/v2/link_icon.png" alt="link" height="10" width="10" /> (Dosya Boyutu: 1.11 MB / İndirme Sayısı: 622)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">8. Disiplin Soruşturması:</span> <!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://gidenler.me/images/attachtypes/pdf.png" title="Adobe Acrobat PDF" border="0" alt=".pdf" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=11" target="_blank" title="DİSİPLİN SORUŞTURMASI.pdf">DİSİPLİN SORUŞTURMASI.pdf</a>
<img src="/images/v2/link_icon.png" alt="link" height="10" width="10" /> (Dosya Boyutu: 635.24 KB / İndirme Sayısı: 618)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">9. Genel Hukuk:</span> <!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://gidenler.me/images/attachtypes/pdf.png" title="Adobe Acrobat PDF" border="0" alt=".pdf" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=12" target="_blank" title="GENEL HUKUK.pdf">GENEL HUKUK.pdf</a>
<img src="/images/v2/link_icon.png" alt="link" height="10" width="10" /> (Dosya Boyutu: 745.16 KB / İndirme Sayısı: 344)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">10. Harçlar Kanunu:</span> <!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://gidenler.me/images/attachtypes/pdf.png" title="Adobe Acrobat PDF" border="0" alt=".pdf" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=13" target="_blank" title="HARÇLAR KANUNU.pdf">HARÇLAR KANUNU.pdf</a>
<img src="/images/v2/link_icon.png" alt="link" height="10" width="10" /> (Dosya Boyutu: 720.38 KB / İndirme Sayısı: 546)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">11. İcra İflas Hukuku:</span> <!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://gidenler.me/images/attachtypes/pdf.png" title="Adobe Acrobat PDF" border="0" alt=".pdf" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=14" target="_blank" title="İCRA İFLAS KANUNU.pdf">İCRA İFLAS KANUNU.pdf</a>
<img src="/images/v2/link_icon.png" alt="link" height="10" width="10" /> (Dosya Boyutu: 800.61 KB / İndirme Sayısı: 501)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">12. İdare Hukuku:</span> <!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://gidenler.me/images/attachtypes/pdf.png" title="Adobe Acrobat PDF" border="0" alt=".pdf" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=15" target="_blank" title="İDARE HUKUKU.pdf">İDARE HUKUKU.pdf</a>
<img src="/images/v2/link_icon.png" alt="link" height="10" width="10" /> (Dosya Boyutu: 857.05 KB / İndirme Sayısı: 363)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">13. İdari Yargılama Usulü:</span> <!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://gidenler.me/images/attachtypes/pdf.png" title="Adobe Acrobat PDF" border="0" alt=".pdf" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=16" target="_blank" title="İDARİ YARGILAMA USULÜ.pdf">İDARİ YARGILAMA USULÜ.pdf</a>
<img src="/images/v2/link_icon.png" alt="link" height="10" width="10" /> (Dosya Boyutu: 775.48 KB / İndirme Sayısı: 272)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">14. Kıymetli Evrak Hukuku:</span> <!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://gidenler.me/images/attachtypes/pdf.png" title="Adobe Acrobat PDF" border="0" alt=".pdf" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=17" target="_blank" title="KIYMETLİ EVRAK HUKUKU.pdf">KIYMETLİ EVRAK HUKUKU.pdf</a>
<img src="/images/v2/link_icon.png" alt="link" height="10" width="10" /> (Dosya Boyutu: 886.73 KB / İndirme Sayısı: 534)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">15. Mali Mevzuat:</span> <!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://gidenler.me/images/attachtypes/pdf.png" title="Adobe Acrobat PDF" border="0" alt=".pdf" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=18" target="_blank" title="MALİ MEVZUAT.pdf">MALİ MEVZUAT.pdf</a>
<img src="/images/v2/link_icon.png" alt="link" height="10" width="10" /> (Dosya Boyutu: 743.26 KB / İndirme Sayısı: 145)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">16. Medeni Usül Hukuku:</span> <!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://gidenler.me/images/attachtypes/pdf.png" title="Adobe Acrobat PDF" border="0" alt=".pdf" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=19" target="_blank" title="MEDENİ USUL HUKUKU.pdf">MEDENİ USUL HUKUKU.pdf</a>
<img src="/images/v2/link_icon.png" alt="link" height="10" width="10" /> (Dosya Boyutu: 985.38 KB / İndirme Sayısı: 411)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">17. Tebligat Hukuku:</span> <!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://gidenler.me/images/attachtypes/pdf.png" title="Adobe Acrobat PDF" border="0" alt=".pdf" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=20" target="_blank" title="TEBLİGAT HUKUKU.pdf">TEBLİGAT HUKUKU.pdf</a>
<img src="/images/v2/link_icon.png" alt="link" height="10" width="10" /> (Dosya Boyutu: 726.58 KB / İndirme Sayısı: 480)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">18. Bilgisayar ve Uyap Bilişim Sistemi:</span> <!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://gidenler.me/images/attachtypes/pdf.png" title="Adobe Acrobat PDF" border="0" alt=".pdf" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=21" target="_blank" title="BİLGİSAYAR VE UYAP BİLİŞİM SİSTEMİ.pdf">BİLGİSAYAR VE UYAP BİLİŞİM SİSTEMİ.pdf</a>
<img src="/images/v2/link_icon.png" alt="link" height="10" width="10" /> (Dosya Boyutu: 4.55 MB / İndirme Sayısı: 92)
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>